Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Allahu Teala bir kulu severse, onu çeşitli denemelere tabi tutar."
Bu Hadis-i Şerifle anlatılması istenen mana şudur; Allahu Teala bir kulu severse onu fena hali denemelerine sokar. Bundan sonra fenadan da fena haline geçirir. Daha sonra fena halinide kaldırır beka makamına vardırır.
Kul ALLAH' ın ihsanı olan sıkıntılara sabrettiği takdirde ona üstünlük vererek rahmetine tabi eder. Şayet şükür yoluna girmez isyana yönelir ise bu onun imamının ne derece zayıf olduğunu gösterir. Çünkü imanın şartlarından olan '' Hayrın da şerrin de ALLLAh tan olduguna iman'' her şartta ALLAH' ı anmayı Ona (c.c.) samimiyetle yönelmemizi gerektirir.
Hayrını sunar ise tavrımız ne olur?, şerrine ugrar isek ne olur? Bu iman sahipleri için çetin bir sınavdır. Ama inanmayanlar içinde büyük bir ibrettir ki kendilerinin herşeye güç yetiremeyeceklerini anlamalarına ve gerçek güç sahibi Yüce ALLAH' ı farkedip nefislerini yenmelerine yol açar.
Samimi müslüman ALLAH için canını malını gerektiği yerde seve seve infak eder ise Cenneti o kula sığınak yapacağını Rabbimiz bizlere bildiriyor . Canımızı ,malımızı Allah için sevmeliyiz, çünkü verende ALLAH alacakta. Her türlü süregelen sıkıntı, hastalık, müsibet İlah i Takdir' in insanların tahammülünü gerektiren sıkıntılarla dener ve ALLAH sabredenlere mükafatlarını sunacagını ayetlerinde bildirmektedir.Unutulmamalı ki 'İmanın yarısı sabır diğer yarısı da şükürdür.'
Şu Ayeti Kerime ile inananları nasıl sınandıgı işaret edilmektedir: " ALLAH MÜMİNLERDEN, MALLARINI VE CANLARINI, KENDİLERİNE (VERİLECEK) CENNET KARŞILIĞINDA SATIN ALMIŞTIR." (Tevbe Suresi, Ayet111).
27 Ekim 2008 Pazartesi
25 Ekim 2008 Cumartesi
TAKVA SAHİBİ
1 - ) DÜŞMANDAN ( TAKVA SAHİBİNİN ) KORUNACAĞI BİLDİRİLİYOR :
(Eğer göğüs gerer takva ederseniz ‘’ sakınırsanız’’ düşmanlarınızın hilekarlıkları , size hiçbir şeyle zarar vermez ‘’ A.İMRAN – 120 )
2 - ) SIKINTIDAN KURTARILACAK VE HELAL RIZIK VERİLECEĞİ BİLDİRİLİYOR :
( Kim Allah’tan korkarsa Allah ona bir çıkış yeri ihsan eder . Onu akla hayaline gelmeyecek bir yönden de rızıklandırır. Kim Allah’a güvenip dayanırsa O kendisine yetişir ‘’ TALAK -2,3 ‘’
3 - )AMELLERİN DÜZELTİLECEĞİ BİLDİRİLİYOR :
( Ey İman edenler , Allah’tan korkun ve sözü doğru söyleyin ki Allah işlerinizi iyiye götürsün ‘’ AHZAB– 70,71 )
4 - ) İBADETLERİNİN KABUL EDİLECEĞİ BİLDİRİLİYOR :
( Allah ancak takva sahiplerini ‘’ kendisinden korkanlarınkini’’ kabul eder .( MAİDE-27 )
5 - ) ALLAH’IN YANINDA DEĞERLİ VE AZİZ OLDUKLARI BİLDİRİLİYOR :
( Şüphesiz ki sizin Allah yanında en şerefliniz takvaca en ileride olanınızdır ( HUCURAT – 13)
6 - ) HER İKİ DÜNYADA MUTLU OLACAKLARI MÜJDELENİYOR :
( Onlar iman edip takvaya ermiş olanlardır. Dünya hayatında da , ahirette de onlar için müjdeler vardır . ( YUNUS -63,64 )
7 - ) CENNET VAAT EDİLİYOR (TAKVA SAHİPLERİNE ) :
( Cennet takva sahipleri için hazırlanmıştır . ‘’ A.İMRAN 133 ‘’ )
8 - ) CEHENNEM ATEŞİNDEN KURTULACAKLARI BİLDİRİLİYOR :
( Sonra takvaya erenleri kurtaracağız ‘’ MERYEM-72 ‘’
( Takva ehli cehennemden uzaklaştırılacaktır ‘’ LEYL -17 ‘’
BU AYETLERDEN ANLIYORUZ Kİ DÜNYA VE AHİRET SAADETİ TAKVA DENİLEN BU HAZİNENİN İÇİNDEDİR . O HALDE EY MÜ’MİN !! İKİ CİHANDA DA MUTLU OLMAK İSTERSEN TAKVADAN FAYDALANMA FIRSATINI KAÇIRMA…
TAKVA : Dine ( İnanç ve amele ) zarar vermesi muhtemel olan herşeyden sakınmaktır . takvanın en aşağı derecesi HARAM olan şeylerden sakınmaktır. En yüksek derecesi ise Helal olan şeylerde israftan sakınmaktır...
( İmam-ı Gazali – Abidler yolu eserinden )
(Eğer göğüs gerer takva ederseniz ‘’ sakınırsanız’’ düşmanlarınızın hilekarlıkları , size hiçbir şeyle zarar vermez ‘’ A.İMRAN – 120 )
2 - ) SIKINTIDAN KURTARILACAK VE HELAL RIZIK VERİLECEĞİ BİLDİRİLİYOR :
( Kim Allah’tan korkarsa Allah ona bir çıkış yeri ihsan eder . Onu akla hayaline gelmeyecek bir yönden de rızıklandırır. Kim Allah’a güvenip dayanırsa O kendisine yetişir ‘’ TALAK -2,3 ‘’
3 - )AMELLERİN DÜZELTİLECEĞİ BİLDİRİLİYOR :
( Ey İman edenler , Allah’tan korkun ve sözü doğru söyleyin ki Allah işlerinizi iyiye götürsün ‘’ AHZAB– 70,71 )
4 - ) İBADETLERİNİN KABUL EDİLECEĞİ BİLDİRİLİYOR :
( Allah ancak takva sahiplerini ‘’ kendisinden korkanlarınkini’’ kabul eder .( MAİDE-27 )
5 - ) ALLAH’IN YANINDA DEĞERLİ VE AZİZ OLDUKLARI BİLDİRİLİYOR :
( Şüphesiz ki sizin Allah yanında en şerefliniz takvaca en ileride olanınızdır ( HUCURAT – 13)
6 - ) HER İKİ DÜNYADA MUTLU OLACAKLARI MÜJDELENİYOR :
( Onlar iman edip takvaya ermiş olanlardır. Dünya hayatında da , ahirette de onlar için müjdeler vardır . ( YUNUS -63,64 )
7 - ) CENNET VAAT EDİLİYOR (TAKVA SAHİPLERİNE ) :
( Cennet takva sahipleri için hazırlanmıştır . ‘’ A.İMRAN 133 ‘’ )
8 - ) CEHENNEM ATEŞİNDEN KURTULACAKLARI BİLDİRİLİYOR :
( Sonra takvaya erenleri kurtaracağız ‘’ MERYEM-72 ‘’
( Takva ehli cehennemden uzaklaştırılacaktır ‘’ LEYL -17 ‘’
BU AYETLERDEN ANLIYORUZ Kİ DÜNYA VE AHİRET SAADETİ TAKVA DENİLEN BU HAZİNENİN İÇİNDEDİR . O HALDE EY MÜ’MİN !! İKİ CİHANDA DA MUTLU OLMAK İSTERSEN TAKVADAN FAYDALANMA FIRSATINI KAÇIRMA…
TAKVA : Dine ( İnanç ve amele ) zarar vermesi muhtemel olan herşeyden sakınmaktır . takvanın en aşağı derecesi HARAM olan şeylerden sakınmaktır. En yüksek derecesi ise Helal olan şeylerde israftan sakınmaktır...
( İmam-ı Gazali – Abidler yolu eserinden )
24 Ekim 2008 Cuma
Ey Rasül s.a.v.
Herhangi bir çiçek olmaktan çıktı artık gül,
Her gül yaprağında Seni ve ashabını görür olduk çünkü ey Resûl (as);
Nasıl Sen daha dünyaya gelmeden bekleyenlerin varsa gürül gürül,
Sen dünyadan gittikten sonra da yolunu gözlüyoruz ey Resûl (as)…
Sen varlığın hem sebebi hem de sonucusun;
Sen AŞK ikliminin güneşi, rüzgarı, yağmurusun,
Sen Allah’ın (cc) Habibî (sav) ve en gözde kulusun…..
Her gül yaprağında Seni ve ashabını görür olduk çünkü ey Resûl (as);
Nasıl Sen daha dünyaya gelmeden bekleyenlerin varsa gürül gürül,
Sen dünyadan gittikten sonra da yolunu gözlüyoruz ey Resûl (as)…
Sen varlığın hem sebebi hem de sonucusun;
Sen AŞK ikliminin güneşi, rüzgarı, yağmurusun,
Sen Allah’ın (cc) Habibî (sav) ve en gözde kulusun…..
Bakara Suresi 128. ayeti kerime
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmus kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmus bir ümmet kil. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansin."
(Bakara Suresi 128. ayet)
İnsanin en temel sorusu "En güzel kulluk nedir?" sorusu olacak.
Zikir olacak! Allah'ın insana şah damarından daha yakın olduğunun idrakı olacak... Kalb yoğrulacak bu birliktelik idraki ile...
"Kalb, ancak Allah'ı zikrederek mutmain olur" buyuruluyor Kur'an'da... Kalbî açlığın gıdası Rahman'ı anmak... Eksiklik duygularının tedavisi... Yaraların sarılması O'nunla... "Ya şafi" diye diye kalb sağlığına kavuşacak insanoğlu...
Çag iletişim çağı. İnsan, binlerce kablo ile bağlandı birbirine... Bu çağda iletişimsiz kalana saşılır.
Aç kalbini ey insan!
Bağlan Rabbine!
Bir damlacık sudan, senin için gözler yaratan, gönüller yaratan Rabbine aç kalbini...
Bırak gururu, kurtul dağınıklıktan, topla zihnini, gönlüne yük olan şeyleri at, varoluşun sırrına er,
gel Rabbine!
Dön Rabbine!
Rıza ile yoğur gönlünü...
Rabbin rıza iklimine gir. Kullar arasına gir.
Bütün dünyalarda cennetlerin olsun.
Rahim olan, Kerim olan Rabbine karşı aldanmanın zamanı mı?
HAYIRLI DUA
Hazreti Muhammed ahlakı,
Hazreti Süleyman saadeti,
Hazreti Eyyubun sabrı,
Hazreti Yusufun güzelliği,
Hazreti Hamzanın cesareti,
Hazreti Ömerin adaleti,
Hazreti Alinin bilgisi ve
124 bin peygamberin duası sizinle olsun.
Amin,amin,amin!!!
Yâ rabbi! Sen benim rabbimsin, ben ise senin kulunum. Sen herşeyi Yaratıcısın, ben ise yaratılanım. Sen rızık verensin, ben ise rızık alanım. Sen mülkün sahibisin, ben ise kölenim. Sen kuvvet sahibisin, ben ise âciz ve zelîlim. sen zenginsin, ben ise sana muhtacım. Sen ezelî dirisin, ben ise ölüme mahkûmum, sen bakisin, ben ise fânîyim. sen kerem sahibisin, ben ise kötülenmeye lâyığım. Sen iyilik yapansın, ben ise kötülük işleyenim. Sen affedicisin, ben ise günahkârım. Sen büyüksün, ben ise hakirim. Sen kuvvet sahibisin, ben ise zaîfim. sen verensin, ben ise isteyenim. Sen emniyet verensin, ben ise korkanım, Sen cömertsin, ben ise dua edenim. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Rahmetinle benim günahlarımı affet. Suçlarımı bağışla.Amin. ALİM-İ İSLAMIN CUMASI MÜBAREK OLSUN.CENAB-I MEVLA ZULÜM VE İŞKENCE ALTINDA BULUNAN MAZLUM MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN YARDIMCISI OLMASI NİYAZIYLA....
"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmus kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmus bir ümmet kil. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansin."
(Bakara Suresi 128. ayet)
İnsanin en temel sorusu "En güzel kulluk nedir?" sorusu olacak.
Zikir olacak! Allah'ın insana şah damarından daha yakın olduğunun idrakı olacak... Kalb yoğrulacak bu birliktelik idraki ile...
"Kalb, ancak Allah'ı zikrederek mutmain olur" buyuruluyor Kur'an'da... Kalbî açlığın gıdası Rahman'ı anmak... Eksiklik duygularının tedavisi... Yaraların sarılması O'nunla... "Ya şafi" diye diye kalb sağlığına kavuşacak insanoğlu...
Çag iletişim çağı. İnsan, binlerce kablo ile bağlandı birbirine... Bu çağda iletişimsiz kalana saşılır.
Aç kalbini ey insan!
Bağlan Rabbine!
Bir damlacık sudan, senin için gözler yaratan, gönüller yaratan Rabbine aç kalbini...
Bırak gururu, kurtul dağınıklıktan, topla zihnini, gönlüne yük olan şeyleri at, varoluşun sırrına er,
gel Rabbine!
Dön Rabbine!
Rıza ile yoğur gönlünü...
Rabbin rıza iklimine gir. Kullar arasına gir.
Bütün dünyalarda cennetlerin olsun.
Rahim olan, Kerim olan Rabbine karşı aldanmanın zamanı mı?
HAYIRLI DUA
Hazreti Muhammed ahlakı,
Hazreti Süleyman saadeti,
Hazreti Eyyubun sabrı,
Hazreti Yusufun güzelliği,
Hazreti Hamzanın cesareti,
Hazreti Ömerin adaleti,
Hazreti Alinin bilgisi ve
124 bin peygamberin duası sizinle olsun.
Amin,amin,amin!!!
Yâ rabbi! Sen benim rabbimsin, ben ise senin kulunum. Sen herşeyi Yaratıcısın, ben ise yaratılanım. Sen rızık verensin, ben ise rızık alanım. Sen mülkün sahibisin, ben ise kölenim. Sen kuvvet sahibisin, ben ise âciz ve zelîlim. sen zenginsin, ben ise sana muhtacım. Sen ezelî dirisin, ben ise ölüme mahkûmum, sen bakisin, ben ise fânîyim. sen kerem sahibisin, ben ise kötülenmeye lâyığım. Sen iyilik yapansın, ben ise kötülük işleyenim. Sen affedicisin, ben ise günahkârım. Sen büyüksün, ben ise hakirim. Sen kuvvet sahibisin, ben ise zaîfim. sen verensin, ben ise isteyenim. Sen emniyet verensin, ben ise korkanım, Sen cömertsin, ben ise dua edenim. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Rahmetinle benim günahlarımı affet. Suçlarımı bağışla.Amin. ALİM-İ İSLAMIN CUMASI MÜBAREK OLSUN.CENAB-I MEVLA ZULÜM VE İŞKENCE ALTINDA BULUNAN MAZLUM MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN YARDIMCISI OLMASI NİYAZIYLA....
Yâre Karşı
Beni hep ağlatan o yâre karşı,
Gönülden can veren dildara karşı.
Seherde uyanıp feryat ederim,
Sanırsın bülbülüm gülzara karşı.
Yunus gurbet elde kimsesiz kaldı,
Aşkı söyletiyor ağyara karşı.
Gönülden can veren dildara karşı.
Seherde uyanıp feryat ederim,
Sanırsın bülbülüm gülzara karşı.
Yunus gurbet elde kimsesiz kaldı,
Aşkı söyletiyor ağyara karşı.
19 Ekim 2008 Pazar
Kennesaw'dan bir hatıra

Türk Festivali öncesinde mehter takımının Kennesaw Eyalet Üniversitesi'nin gösteri salonunda yaptığı gösteriyi izledik. Öncesinde ve akabinde Fehim beyin eserlerini inceleme fırsatı bulduk. Gördüğünüz resim ve sergideki diğer resimler çakıl taşları ile yapılmış. Küçük küçük çakıl taşlarını doğal renkleri ile kullanarak resimdeki kız kulesi ortaya çıkmış. Hoş bir çalışma olmuş.
Gelsin
Gelsin
Kaçırmayın cemaati,
İmam olduk uyan gelsin!
İçsin aşkın şerbetini,
Aşk adını duyan gelsin!
Miskinliğin gömleğini,
Ârif olup giyen gelsin!
Akan rahmet sularıyla,
Gönül kirin yuyan gelsin!
Ayrılık yok yolumuzda,
Erkek gelsin, bayan gelsin!
Bu toprakta atlı olmaz,
İnsin yere, yayan gelsin!
Zamane şeyhinden kaçıp,
Pirimize uyan gelsin!
Haramları zehir bilen,
Helal lokma yiyen gelsin!
Halisane tevbe eden,
Günahlardan cayan gelsin!
Harama bakmamak için,
Gözlerini oyan gelsin!
Yağma etsin dünyalığı
Gözü gönlü doyan gelsin
Yabancılar bilmez bizi,
Bize bizim diyen gelsin!
Zehirle pişen aşı
Balmış gibi yiyen gelsin!
Edepsizin işi yoktur,
Büyükleri sayan gelsin!
Ehl-i sünnet kitaplarla,
Dinimizi yayan gelsin!
Münkirlerin mezarına,
Yılan gelsin, çıyan gelsin
Fedakârlık ister bu yol,
Tatlı cana kıyan gelsin!
Yunus bırak korkakları,
Hak yola baş koyan gelsin!
Kaçırmayın cemaati,
İmam olduk uyan gelsin!
İçsin aşkın şerbetini,
Aşk adını duyan gelsin!
Miskinliğin gömleğini,
Ârif olup giyen gelsin!
Akan rahmet sularıyla,
Gönül kirin yuyan gelsin!
Ayrılık yok yolumuzda,
Erkek gelsin, bayan gelsin!
Bu toprakta atlı olmaz,
İnsin yere, yayan gelsin!
Zamane şeyhinden kaçıp,
Pirimize uyan gelsin!
Haramları zehir bilen,
Helal lokma yiyen gelsin!
Halisane tevbe eden,
Günahlardan cayan gelsin!
Harama bakmamak için,
Gözlerini oyan gelsin!
Yağma etsin dünyalığı
Gözü gönlü doyan gelsin
Yabancılar bilmez bizi,
Bize bizim diyen gelsin!
Zehirle pişen aşı
Balmış gibi yiyen gelsin!
Edepsizin işi yoktur,
Büyükleri sayan gelsin!
Ehl-i sünnet kitaplarla,
Dinimizi yayan gelsin!
Münkirlerin mezarına,
Yılan gelsin, çıyan gelsin
Fedakârlık ister bu yol,
Tatlı cana kıyan gelsin!
Yunus bırak korkakları,
Hak yola baş koyan gelsin!
13 Ekim 2008 Pazartesi
CEVAP
Orucu bozmaz; fakat özellikle oruçluyken günahtan daha çok sakınmalıdır. Hadis-i şerifte, (Gıybet etmek, söz taşımak, yalan yere yemin etmek, namahreme şehvetle bakmak orucu bozar) buyuruldu. (Deylemi)
İmam-ı a’zam hazretleri, bu hadis-i şerifi açıklıyor ve (Bu günahlar orucun sevabını bozar, sıhhatini bozmaz, oruç mekruh olur) buyuruyor. Yani bu günahları işleyen, oruç borcundan kurtulursa da, oruca mahsus olan büyük sevaba kavuşamaz. Hadis-i şerifte, (Nice oruç tutan vardır ki, açlık ve susuzluktan başka bir şey elde etmez) buyuruldu. (İbni Mace)
Oruç, müminler için bir nimet ve emanettir. Emanete riayet etmek gerekir. Onun zayi olmaması için şartlarını gözetmek gerekir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Harama bakmak, şeytanın zehirli oklarından bir oktur. Allah korkusuyla bunu terk edene, Allahü teâlâ öyle bir iman verir ki, imanın tadını kalbinde bulur.) [Hâkim]
(Oruç ateşe kalkandır. Gıybetle parçalanmadıkça korur. Oruçlu, cahillik edip de kötü söz söylemesin! Kendisine sataşana, “ben oruçluyum” desin!) [Buhari]
Gözü ve dili günahlardan koruduğumuz gibi, kulağımızı da korumamız gerekir. Konuşulması haram olan şeyi, dinlemek de haramdır. El, ayak ve diğer uzuvları da haramdan korumalıdır! Oruç tutup azalarıyla günah işleyen, ilaç yerine zehir içen hastaya benzer. Çünkü günah zehirdir, sevabları yok eder. Bir günah işledikten sonra pişman olmak, iyilik ve ibadet etmeye devam etmek gerekir.
Haramlardan kaçmak
Sual: Haramlardan kaçmak mı, yoksa farzları yapmak mı daha kolaydır?
CEVAP
Dinimizde günah işlememek, ibadet etmekten daha kıymetlidir. Bir haramdan kaçmak, milyonlarca nafile namaz kılmaktan evladır. Haram işleyerek farz, mekruh işleyerek sünnet yapılmaz. Günahtan kaçmak ibadet yapmaktan önce gelir. (U. Besair)
Muhammed Masum-i Faruki hazretleri, (Teberri etmedikçe, tevelli olmaz. Yani uzaklaşmadıkça, dostluk olmaz. Farzları herkes yapabilir; ama haramlardan herkes kaçamaz. Ancak salihler kaçar. İyi olan da, kötü olan da, iyilik yapabilir. Kötülük yapmamaksa, ancak Allah adamlarının özelliğidir. Sıddıklar günah işlemez) buyuruyor. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Küçük bir günahtan kaçınmak, bütün cin ve insanların ibadetleri toplamından daha iyidir.) [R. Nasıhin]
Orucu bozmaz; fakat özellikle oruçluyken günahtan daha çok sakınmalıdır. Hadis-i şerifte, (Gıybet etmek, söz taşımak, yalan yere yemin etmek, namahreme şehvetle bakmak orucu bozar) buyuruldu. (Deylemi)
İmam-ı a’zam hazretleri, bu hadis-i şerifi açıklıyor ve (Bu günahlar orucun sevabını bozar, sıhhatini bozmaz, oruç mekruh olur) buyuruyor. Yani bu günahları işleyen, oruç borcundan kurtulursa da, oruca mahsus olan büyük sevaba kavuşamaz. Hadis-i şerifte, (Nice oruç tutan vardır ki, açlık ve susuzluktan başka bir şey elde etmez) buyuruldu. (İbni Mace)
Oruç, müminler için bir nimet ve emanettir. Emanete riayet etmek gerekir. Onun zayi olmaması için şartlarını gözetmek gerekir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Harama bakmak, şeytanın zehirli oklarından bir oktur. Allah korkusuyla bunu terk edene, Allahü teâlâ öyle bir iman verir ki, imanın tadını kalbinde bulur.) [Hâkim]
(Oruç ateşe kalkandır. Gıybetle parçalanmadıkça korur. Oruçlu, cahillik edip de kötü söz söylemesin! Kendisine sataşana, “ben oruçluyum” desin!) [Buhari]
Gözü ve dili günahlardan koruduğumuz gibi, kulağımızı da korumamız gerekir. Konuşulması haram olan şeyi, dinlemek de haramdır. El, ayak ve diğer uzuvları da haramdan korumalıdır! Oruç tutup azalarıyla günah işleyen, ilaç yerine zehir içen hastaya benzer. Çünkü günah zehirdir, sevabları yok eder. Bir günah işledikten sonra pişman olmak, iyilik ve ibadet etmeye devam etmek gerekir.
Haramlardan kaçmak
Sual: Haramlardan kaçmak mı, yoksa farzları yapmak mı daha kolaydır?
CEVAP
Dinimizde günah işlememek, ibadet etmekten daha kıymetlidir. Bir haramdan kaçmak, milyonlarca nafile namaz kılmaktan evladır. Haram işleyerek farz, mekruh işleyerek sünnet yapılmaz. Günahtan kaçmak ibadet yapmaktan önce gelir. (U. Besair)
Muhammed Masum-i Faruki hazretleri, (Teberri etmedikçe, tevelli olmaz. Yani uzaklaşmadıkça, dostluk olmaz. Farzları herkes yapabilir; ama haramlardan herkes kaçamaz. Ancak salihler kaçar. İyi olan da, kötü olan da, iyilik yapabilir. Kötülük yapmamaksa, ancak Allah adamlarının özelliğidir. Sıddıklar günah işlemez) buyuruyor. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Küçük bir günahtan kaçınmak, bütün cin ve insanların ibadetleri toplamından daha iyidir.) [R. Nasıhin]
11 Ekim 2008 Cumartesi
Namaz
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
(İçki içmek büyük günahtır, içki içen namaz kılmamalı) deniyor. Bu yanlıştır. Namaz ayrı içki ayrıdır. Çok büyük günahlar işlense de, namazı asla ihmal etmemelidir. Âlimlerimiz, (Namazın bereketiyle, diğer günahların bırakılması kolay olur) buyuruyorlar.
Salih bir zatın pazarcılık yapan komşusu, işten eve gelince çilingir sofrasını kurarak her gece gürültü yapar. Salih zat, komşusunun gürültüsünden rahatsız olduğu için, başka bir eve taşınır, bir kaç gün sonra da bu komşunun vefat etmesi üzerine tekrar eski evine taşınır.
Bir gün kapı çalınır, kapıyı açıp bakar ki boyu, gökyüzüne kadar uzanan bir adam. Ne istediğini sorunca, adam der ki:
— Kazmayı al benimle gel!
— Sen kimsin, beni nereye götüreceksin, bana ne yapacaksın?
— Sus, kazmayı al benimle gel!
Kazmayı alır beraber giderler, mezarlığa gelirler. Bir mezarı göstererek, burayı kaz der. Mübarek zat gösterilen mezarı kazar, dur der, bir tuğla çıkarmasını söyler ve bir tuğla çıkartır, tuğlayı çıkardığın delikten mezarın içine bak der, bakar ki, komşusu Cennette ve üstelik tahtta oturuyor, tahtı da var.
Mübarek zat şaşırır, bu benim vefat eden komşum der. Bu nasıl olur? Peki, ben nerede hata yaptım? der.
O zat da der ki:
— Vefat eden komşun her günahı işlerdi; fakat namazını hiç bırakmazdı ve namazın arkasından da şöyle dua ederdi:
Ya Rabbi biliyorum günahım çok; fakat Peygamber efendimizi, Ehl-i beytini, aralarındaki savaşlar ne sebeple olursa olsun, Eshab-ı Kiramı ve onların yolunda olanları seviyorum, onların hatırına günahlarımı affet, bana Cennetini ihsan et diye dua ederdi. Namazlarını ve bu duayı hiç bırakmazdı. Bu hasleti onun kurtulmasına sebep oldu.
İbadetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok yaklaştıran şey namazdır. Namaz kılmak, huzur-u ilahiye çıkmak demektir. Namazda, Allahü teâlânın huzurunda olduğumuzu bilerek okumalıyız. Namazı, ne olduğunu bilerek kılmalıyız!
(İçki içmek büyük günahtır, içki içen namaz kılmamalı) deniyor. Bu yanlıştır. Namaz ayrı içki ayrıdır. Çok büyük günahlar işlense de, namazı asla ihmal etmemelidir. Âlimlerimiz, (Namazın bereketiyle, diğer günahların bırakılması kolay olur) buyuruyorlar.
Salih bir zatın pazarcılık yapan komşusu, işten eve gelince çilingir sofrasını kurarak her gece gürültü yapar. Salih zat, komşusunun gürültüsünden rahatsız olduğu için, başka bir eve taşınır, bir kaç gün sonra da bu komşunun vefat etmesi üzerine tekrar eski evine taşınır.
Bir gün kapı çalınır, kapıyı açıp bakar ki boyu, gökyüzüne kadar uzanan bir adam. Ne istediğini sorunca, adam der ki:
— Kazmayı al benimle gel!
— Sen kimsin, beni nereye götüreceksin, bana ne yapacaksın?
— Sus, kazmayı al benimle gel!
Kazmayı alır beraber giderler, mezarlığa gelirler. Bir mezarı göstererek, burayı kaz der. Mübarek zat gösterilen mezarı kazar, dur der, bir tuğla çıkarmasını söyler ve bir tuğla çıkartır, tuğlayı çıkardığın delikten mezarın içine bak der, bakar ki, komşusu Cennette ve üstelik tahtta oturuyor, tahtı da var.
Mübarek zat şaşırır, bu benim vefat eden komşum der. Bu nasıl olur? Peki, ben nerede hata yaptım? der.
O zat da der ki:
— Vefat eden komşun her günahı işlerdi; fakat namazını hiç bırakmazdı ve namazın arkasından da şöyle dua ederdi:
Ya Rabbi biliyorum günahım çok; fakat Peygamber efendimizi, Ehl-i beytini, aralarındaki savaşlar ne sebeple olursa olsun, Eshab-ı Kiramı ve onların yolunda olanları seviyorum, onların hatırına günahlarımı affet, bana Cennetini ihsan et diye dua ederdi. Namazlarını ve bu duayı hiç bırakmazdı. Bu hasleti onun kurtulmasına sebep oldu.
İbadetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok yaklaştıran şey namazdır. Namaz kılmak, huzur-u ilahiye çıkmak demektir. Namazda, Allahü teâlânın huzurunda olduğumuzu bilerek okumalıyız. Namazı, ne olduğunu bilerek kılmalıyız!
9 Ekim 2008 Perşembe
Namaz
Denilir ki: "Kalpten çıkan söz, kalbe girer ama dilden çıkan söz kulağı aşmaz."
Peygamber Efendimiz (asm) Buyurdular ki:
ALLAHU Teala şöyle der: ‚ Namazı, kendim ile kulum arasında ikiye ayırdım. Kulum için istediği vardır.
kul : ‘Elhamdü lillâhi rabbil âlemîn.‘dediğinde,
ALLAHU Teala: ‚Kulum bana hamdetti(şükretti)’der.
kul: ‘Errahmânirrahîm’ dediğinde,
ALLAHU Teala: ‚Kulum beni övdü’der.
kul: ‘Mâliki yevmiddîn.’ dediğinde,
ALLAHU Teala: ‚Kulum beni yüceltti der.
kul: ‘İyyâke na’büdü ve iyyâke nesteîn.’ Dediğinde,
ALLAHU Teala: Bu benim ve kulum arasındadır, Onun için ne isterse vardır’ der.
kul: ‘İhdinas sırâtal müstekîm. Sırâtallezîne en‘amte aleyhim. Gayril mağdûbi aleyhim veleddâllîn.’ der,
ALLAHU Teala: ‘Bu kulum içindir, ona istediği vardır’ der.
_____________________
UNUTMAYIN: Namazda gafil olan kimse, ne söylediğini bilmeden ve anlamadan taklitle insan sesleri çıkaran papağana benzer!
Sonuçta hepimiz insanız ve hepimizin nefisleri var. Huşu ile Namaz kılamasakta asla Rabbimizin Rahmetinden ve Merhametinden yüz çevirmemeliyiz.
Çünkü Ondan başka gidecek kapımız yok!
Bakınız Beyazıd bu konuda ne yapmış: Beyazıd ömrü boyunca ALLAHU Teala’ya layıkı ile ibadet edebilmeyi, namazını layıkı ile kılabilmeyi arzu etmiş ve bu arzu ile belki güzel namaz kılarım diye sabaha kadar namay kılmış, fakat kıldığı bütün namazları Rabbimize layık bulmuyormuş. Nihayet ALLAHU Teala’ya şöyle yalvarmış:
‘ Ya Rabbi! Sana layık şekilde hiç namaz kılamadım. Kıldığım bütün namazlar hep beyazıd’a yakışır şekilde oldu. Beni ve ibadetlerimi kusurlarım ile kabul eyle.
Yinede Huşu ile Namaz kılamıyorsak bu duayı bizlerde edebiliriz. Sonuçta Rabbimizin Rahmeti ve Merhanmeti olmasa kıldığımız Namazlar, gözümüzün görme fonksiyonun şükrüne ve teşekkürüne bile yetmez!!!
UNUTMAYIN: Siz islam’dan vazgeçmedikçe, islam’da sizden vazgeçmez!!!
Peygamber Efendimiz (asm) Buyurdular ki:
ALLAHU Teala şöyle der: ‚ Namazı, kendim ile kulum arasında ikiye ayırdım. Kulum için istediği vardır.
kul : ‘Elhamdü lillâhi rabbil âlemîn.‘dediğinde,
ALLAHU Teala: ‚Kulum bana hamdetti(şükretti)’der.
kul: ‘Errahmânirrahîm’ dediğinde,
ALLAHU Teala: ‚Kulum beni övdü’der.
kul: ‘Mâliki yevmiddîn.’ dediğinde,
ALLAHU Teala: ‚Kulum beni yüceltti der.
kul: ‘İyyâke na’büdü ve iyyâke nesteîn.’ Dediğinde,
ALLAHU Teala: Bu benim ve kulum arasındadır, Onun için ne isterse vardır’ der.
kul: ‘İhdinas sırâtal müstekîm. Sırâtallezîne en‘amte aleyhim. Gayril mağdûbi aleyhim veleddâllîn.’ der,
ALLAHU Teala: ‘Bu kulum içindir, ona istediği vardır’ der.
_____________________
UNUTMAYIN: Namazda gafil olan kimse, ne söylediğini bilmeden ve anlamadan taklitle insan sesleri çıkaran papağana benzer!
Sonuçta hepimiz insanız ve hepimizin nefisleri var. Huşu ile Namaz kılamasakta asla Rabbimizin Rahmetinden ve Merhametinden yüz çevirmemeliyiz.
Çünkü Ondan başka gidecek kapımız yok!
Bakınız Beyazıd bu konuda ne yapmış: Beyazıd ömrü boyunca ALLAHU Teala’ya layıkı ile ibadet edebilmeyi, namazını layıkı ile kılabilmeyi arzu etmiş ve bu arzu ile belki güzel namaz kılarım diye sabaha kadar namay kılmış, fakat kıldığı bütün namazları Rabbimize layık bulmuyormuş. Nihayet ALLAHU Teala’ya şöyle yalvarmış:
‘ Ya Rabbi! Sana layık şekilde hiç namaz kılamadım. Kıldığım bütün namazlar hep beyazıd’a yakışır şekilde oldu. Beni ve ibadetlerimi kusurlarım ile kabul eyle.
Yinede Huşu ile Namaz kılamıyorsak bu duayı bizlerde edebiliriz. Sonuçta Rabbimizin Rahmeti ve Merhanmeti olmasa kıldığımız Namazlar, gözümüzün görme fonksiyonun şükrüne ve teşekkürüne bile yetmez!!!
UNUTMAYIN: Siz islam’dan vazgeçmedikçe, islam’da sizden vazgeçmez!!!
3 Ekim 2008 Cuma
Amerika'da ilk Cuma namazim
Esselamu Aleykum again :)
Asimile oldugumu dusunmeyin. Guzel Turkcemizi en guzel sekilde korumak gorevimdir :) .
Sabah kapi acildi. Tanidik bir ses selam verdi ve karsilik verdim. Baktim ki havaalaninda beni karsilayan Hasan Sinan kardesim. Allah razi olsun kendisinden cok ince bir kardesim. Arabam olmadigi icin beni Cuma namazina goturmeye gelmis. Arabaya bindim Cuma'sini tebrikten sonra cam sakizi coban armagani gonlunu aldim. Istanbul Kultur Merkezine vardik. Namazlarimiz bitince her Cuma oldugu gibi ziyafet duzenlendi.
Donuste de Ramazan kardesim birakti beni. Yolda STOP yazan yerde araci tamamen durdurdu sonra devam etti. Meger durdurmayana ceza kesiyormus polis gordugunde. 120$ cezasi varmis.
Asimile oldugumu dusunmeyin. Guzel Turkcemizi en guzel sekilde korumak gorevimdir :) .
Sabah kapi acildi. Tanidik bir ses selam verdi ve karsilik verdim. Baktim ki havaalaninda beni karsilayan Hasan Sinan kardesim. Allah razi olsun kendisinden cok ince bir kardesim. Arabam olmadigi icin beni Cuma namazina goturmeye gelmis. Arabaya bindim Cuma'sini tebrikten sonra cam sakizi coban armagani gonlunu aldim. Istanbul Kultur Merkezine vardik. Namazlarimiz bitince her Cuma oldugu gibi ziyafet duzenlendi.
Donuste de Ramazan kardesim birakti beni. Yolda STOP yazan yerde araci tamamen durdurdu sonra devam etti. Meger durdurmayana ceza kesiyormus polis gordugunde. 120$ cezasi varmis.
Amerika'da ilk sabahim
Sabah namazina yol yorgunu olmama ragmen elhamdulillah uyanabildim. Sonra hazirlik vs. derken saat 10:00 oldu ve Bank of America'dan bir hesap actim kendime. Cunku banka hesabi olmadan bazi isler olmuyormus. Bir is bulup araba almam lazim. Araba olmadan insan kolay kolay yerinden kipirdayamiyor. Bankaya giderken bir kardesim birakti lakin donerken yuruyerek dondum. Elhamdulillah cok uzak degildi. Yolda yuruken bir sincapla karsilastim elinde findik gibi bir sey vardi. Cilgin cilgin bana bakti. Hatta bu satirlari yazarken sincap sesleri duyuyorum :) .
Kultur merkezi
Bavullari alip arabaya koyduk ve yola koyulduk. Highway'de giderken en sol seritin otobus ve en az 2 yolcu tasiyan arabalar icin ayrilmis olmasi dikkatimi cekti. Atlanta'daki Turklerin 12 Ekim'de 6.sini organize ettikleri Festivale Turkiye'den getirdigimiz ipek halilari teslim ettik. Oradaki Turklerle tanistik. Bu arada yolda gelirken GAtech gibi okullari ve dunyanin onde gelen sirketlerini gorunce farkli bir heyecan kapladi icimi cunku dune kadar sadece internet sayfalarindan goruyordum. InsaAllah hayirlisi ile kapilarindan girmek te nasib olur, amin.
Kultur merkezinde uzun bir bekleyisten sonra Ibrahim kardesim arabasiyla kalacagim eve goturdu. Arabasi Chrysler idi. 3500 dolara satin aldigini soyleyince sasirdim. O fiyata satabilirse iyiymis. 3000 motordan yuksek oldugu icin cok benzin harciyor. Benzin fiyatlari tavan yapinca yuksek motorlu araclar gozden dustu. Buralarda Japon arabalarina bayiliyorlar.
Eve varmadan once Kroger diye bir alisveris merkezinden alisveri yaptik. Odemeye gelince aldiklarimizi bilgisayardan okuttuk ve sonra kredi kartimizi okutup odemeyi boylece yaptik. 15 parcadan az olan alisverisler icin bu yontem ideal. Bu sistemi Turkiye'de kullanabilir miyiz? Neden olmasin?
Bu arada yollar hep agaclarla cevrili. Yesilin kendini gosterdigi bir yer burasi. Ev de 2 katli, 5-6 odali, 3 banyolu mustakil bir ev. Garaji ve bahcesi de var. Klasik Amerikan evi. Filmlerdeki gibi.
Bu arada ben hayli yorgun hissediyordum kendimi. Ibrahim kardesim sagolsun bir seyler hazirlamis yedik, muhabbet ettik. Yatsi namazlarimizi kildik. Sonrasinda istirahate cekildim.
Kultur merkezinde uzun bir bekleyisten sonra Ibrahim kardesim arabasiyla kalacagim eve goturdu. Arabasi Chrysler idi. 3500 dolara satin aldigini soyleyince sasirdim. O fiyata satabilirse iyiymis. 3000 motordan yuksek oldugu icin cok benzin harciyor. Benzin fiyatlari tavan yapinca yuksek motorlu araclar gozden dustu. Buralarda Japon arabalarina bayiliyorlar.
Eve varmadan once Kroger diye bir alisveris merkezinden alisveri yaptik. Odemeye gelince aldiklarimizi bilgisayardan okuttuk ve sonra kredi kartimizi okutup odemeyi boylece yaptik. 15 parcadan az olan alisverisler icin bu yontem ideal. Bu sistemi Turkiye'de kullanabilir miyiz? Neden olmasin?
Bu arada yollar hep agaclarla cevrili. Yesilin kendini gosterdigi bir yer burasi. Ev de 2 katli, 5-6 odali, 3 banyolu mustakil bir ev. Garaji ve bahcesi de var. Klasik Amerikan evi. Filmlerdeki gibi.
Bu arada ben hayli yorgun hissediyordum kendimi. Ibrahim kardesim sagolsun bir seyler hazirlamis yedik, muhabbet ettik. Yatsi namazlarimizi kildik. Sonrasinda istirahate cekildim.
Havaalaninda
Esselamu Aleykum ve Rahmetullah
2 Ekim saat 04:00 gibi Ataturk havaalanina vardik. Internetten check-in yaptigim icin sira beklemeden bagajimi teslim ettim elhamdulillah. Ailemle vedalasma zamani gelmisti. Ayrilmak ne zor oldu ne de kolay cunku tatli bir ayrilik, manali, guzel bir ayrilikti. Veda mektubu yazmistim. Mektubuma guzel kokular surup zarfladim ve ayrilmadan hemen once anneme verdim. Artik ailemle aramda bir bant vardi, ayrilmistim. Pasaport kontrolune girdim ve onumdeki 20 metreyi defalarca arkama donup el sallayarak tamamladim.
Ucus
KLM ile once Hollanda'nin Amsterdam sehrine uctum. Ucak kucuk ve biraz da eski bir ucakti. Amsterdam'da indigimde Atlanta'ya giden kapiyi buldum ve benimle ayni ucaga binecek olan bir suru zenci cocuk gordum. Dogru kapida bekledigimi anladim cunku Atlanta'ta cok zenci varmis. Rabbim hepsinin gonlune hidayet nuru nasib etsin, amin.
Simdiki ucak guzel bir ucakti. Uzun bir yolculuk olacakti. Yerimi bulup oturdum cam kenarina. Beklemeye basladim ve biri yanimdaki koltuga oturdu. Selam vermedi Hi da demedi. Biraz bekledikten sonra `Did I say you hello` dedim. Oylece tanismaya basladik Mike ile. North Carolina'ya gidecekmis. Araba tamiri isi ile ugrasiyormus. Aslen bir Alman.
Ilerleyen dakikalarda icecek ve yemek servisi basladi. Icecek olarak elma suyu istedim ve icinde haram bir madde olabilir mi diye kutusunu okumak istedim. Sagolsunlar cok kibarlar hemen kutuyu verdi. Bilmedigim bir maddeden %1 oraninda vardi lakin koruyucu gibi bir seydi sanirim. Ardindan yemek servisi basladi. Kirmizi et ve tavuk servisi idi. `Do you have muslim meal?` dedim. Siparis ettiniz mi? dedi. Sanirim bileti alirken belirtmemisiz. Onemli degil ben yemesem de olur dedim. Icine sinmemis olacak ki vejeteryan yemegi getirdi. Allah hidayet versin. Bu arada Atlantic okyanusunu geciyorduk. Aradan saatler gecmesine ragmen bir vakit namaz bile kilmadim halbuki yatsinin vakti bile girmisti Turkiye'de. Atlanta'ya vardigimda henuz ogle namazinin vakti girmisti. Havaalaninda cok fazla guvenlik kontrolu oldu. Hepsinden problemsiz gectik. Sakal vs. hic sorun olmadi, zaten nasil sorun olabilir ki??? Chapel nerede dedim gorevlilere. Chapel burada butun dinlerin ibadet yapabildigi kucuk bir odaydi. Yerini buldum ama abdest almam gerekiyordu. Bir tane Amerikan askeri gordum. Dedim abdest alicam ibadet etmek icin, nereden alabilirim? Restroom denen lavabolarin yerini gosterdi. Abdestimi aldim ve namazimi eda ettim elhamdulillah.
Bavullarim en son kontroldeydi. Bavullarima ulasmak icin atladim metroya 6 durak sonraki T kapisina gittim. Orasi hem baggage claim hem de karsilama yeriydi. Beni bekleyenleri arama firsatim olmamisti ama baktim ki bagajlarin orada Turk'e benzeyen bir kardesim bekliyor. O bana bakmiyormus gibi yapiyor ben de ona bakmiyormus gibi yapiyorum. Komik bir gulumseme belirdi yuzunde sanirim bekledigi kisi oldugumu anladi. Bilal bey?? dedi. Evet dedim valizleri alip gittik.
2 Ekim saat 04:00 gibi Ataturk havaalanina vardik. Internetten check-in yaptigim icin sira beklemeden bagajimi teslim ettim elhamdulillah. Ailemle vedalasma zamani gelmisti. Ayrilmak ne zor oldu ne de kolay cunku tatli bir ayrilik, manali, guzel bir ayrilikti. Veda mektubu yazmistim. Mektubuma guzel kokular surup zarfladim ve ayrilmadan hemen once anneme verdim. Artik ailemle aramda bir bant vardi, ayrilmistim. Pasaport kontrolune girdim ve onumdeki 20 metreyi defalarca arkama donup el sallayarak tamamladim.
Ucus
KLM ile once Hollanda'nin Amsterdam sehrine uctum. Ucak kucuk ve biraz da eski bir ucakti. Amsterdam'da indigimde Atlanta'ya giden kapiyi buldum ve benimle ayni ucaga binecek olan bir suru zenci cocuk gordum. Dogru kapida bekledigimi anladim cunku Atlanta'ta cok zenci varmis. Rabbim hepsinin gonlune hidayet nuru nasib etsin, amin.
Simdiki ucak guzel bir ucakti. Uzun bir yolculuk olacakti. Yerimi bulup oturdum cam kenarina. Beklemeye basladim ve biri yanimdaki koltuga oturdu. Selam vermedi Hi da demedi. Biraz bekledikten sonra `Did I say you hello` dedim. Oylece tanismaya basladik Mike ile. North Carolina'ya gidecekmis. Araba tamiri isi ile ugrasiyormus. Aslen bir Alman.
Ilerleyen dakikalarda icecek ve yemek servisi basladi. Icecek olarak elma suyu istedim ve icinde haram bir madde olabilir mi diye kutusunu okumak istedim. Sagolsunlar cok kibarlar hemen kutuyu verdi. Bilmedigim bir maddeden %1 oraninda vardi lakin koruyucu gibi bir seydi sanirim. Ardindan yemek servisi basladi. Kirmizi et ve tavuk servisi idi. `Do you have muslim meal?` dedim. Siparis ettiniz mi? dedi. Sanirim bileti alirken belirtmemisiz. Onemli degil ben yemesem de olur dedim. Icine sinmemis olacak ki vejeteryan yemegi getirdi. Allah hidayet versin. Bu arada Atlantic okyanusunu geciyorduk. Aradan saatler gecmesine ragmen bir vakit namaz bile kilmadim halbuki yatsinin vakti bile girmisti Turkiye'de. Atlanta'ya vardigimda henuz ogle namazinin vakti girmisti. Havaalaninda cok fazla guvenlik kontrolu oldu. Hepsinden problemsiz gectik. Sakal vs. hic sorun olmadi, zaten nasil sorun olabilir ki??? Chapel nerede dedim gorevlilere. Chapel burada butun dinlerin ibadet yapabildigi kucuk bir odaydi. Yerini buldum ama abdest almam gerekiyordu. Bir tane Amerikan askeri gordum. Dedim abdest alicam ibadet etmek icin, nereden alabilirim? Restroom denen lavabolarin yerini gosterdi. Abdestimi aldim ve namazimi eda ettim elhamdulillah.
Bavullarim en son kontroldeydi. Bavullarima ulasmak icin atladim metroya 6 durak sonraki T kapisina gittim. Orasi hem baggage claim hem de karsilama yeriydi. Beni bekleyenleri arama firsatim olmamisti ama baktim ki bagajlarin orada Turk'e benzeyen bir kardesim bekliyor. O bana bakmiyormus gibi yapiyor ben de ona bakmiyormus gibi yapiyorum. Komik bir gulumseme belirdi yuzunde sanirim bekledigi kisi oldugumu anladi. Bilal bey?? dedi. Evet dedim valizleri alip gittik.
1 Ekim 2008 Çarşamba
Aşk ucundan tutana
Aşk ucundan tutana,
Gayrı hiç zeval olmaz,
Aşktan harf okuyana,
Hiç sorgu, sual olmaz.
Aşk tadını duyana,
Aşka kalbden uyana,
Hak yola baş koyana,
Feda için mal olmaz.
Arıya bak gerçekten,
Bal yapar, her çiçekten,
Sinekten, örümcekten,
Reçel olmaz, bal olmaz.
Hizmet et âriflere,
Kavuşursun cevhere,
Yunus demez boş yere,
Yanlışsa helal olmaz.
Gayrı hiç zeval olmaz,
Aşktan harf okuyana,
Hiç sorgu, sual olmaz.
Aşk tadını duyana,
Aşka kalbden uyana,
Hak yola baş koyana,
Feda için mal olmaz.
Arıya bak gerçekten,
Bal yapar, her çiçekten,
Sinekten, örümcekten,
Reçel olmaz, bal olmaz.
Hizmet et âriflere,
Kavuşursun cevhere,
Yunus demez boş yere,
Yanlışsa helal olmaz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
