3 Ekim 2008 Cuma
Amerika'da ilk Cuma namazim
Esselamu Aleykum again :)
Asimile oldugumu dusunmeyin. Guzel Turkcemizi en guzel sekilde korumak gorevimdir :) .
Sabah kapi acildi. Tanidik bir ses selam verdi ve karsilik verdim. Baktim ki havaalaninda beni karsilayan Hasan Sinan kardesim. Allah razi olsun kendisinden cok ince bir kardesim. Arabam olmadigi icin beni Cuma namazina goturmeye gelmis. Arabaya bindim Cuma'sini tebrikten sonra cam sakizi coban armagani gonlunu aldim. Istanbul Kultur Merkezine vardik. Namazlarimiz bitince her Cuma oldugu gibi ziyafet duzenlendi.
Donuste de Ramazan kardesim birakti beni. Yolda STOP yazan yerde araci tamamen durdurdu sonra devam etti. Meger durdurmayana ceza kesiyormus polis gordugunde. 120$ cezasi varmis.
Asimile oldugumu dusunmeyin. Guzel Turkcemizi en guzel sekilde korumak gorevimdir :) .
Sabah kapi acildi. Tanidik bir ses selam verdi ve karsilik verdim. Baktim ki havaalaninda beni karsilayan Hasan Sinan kardesim. Allah razi olsun kendisinden cok ince bir kardesim. Arabam olmadigi icin beni Cuma namazina goturmeye gelmis. Arabaya bindim Cuma'sini tebrikten sonra cam sakizi coban armagani gonlunu aldim. Istanbul Kultur Merkezine vardik. Namazlarimiz bitince her Cuma oldugu gibi ziyafet duzenlendi.
Donuste de Ramazan kardesim birakti beni. Yolda STOP yazan yerde araci tamamen durdurdu sonra devam etti. Meger durdurmayana ceza kesiyormus polis gordugunde. 120$ cezasi varmis.
Amerika'da ilk sabahim
Sabah namazina yol yorgunu olmama ragmen elhamdulillah uyanabildim. Sonra hazirlik vs. derken saat 10:00 oldu ve Bank of America'dan bir hesap actim kendime. Cunku banka hesabi olmadan bazi isler olmuyormus. Bir is bulup araba almam lazim. Araba olmadan insan kolay kolay yerinden kipirdayamiyor. Bankaya giderken bir kardesim birakti lakin donerken yuruyerek dondum. Elhamdulillah cok uzak degildi. Yolda yuruken bir sincapla karsilastim elinde findik gibi bir sey vardi. Cilgin cilgin bana bakti. Hatta bu satirlari yazarken sincap sesleri duyuyorum :) .
Kultur merkezi
Bavullari alip arabaya koyduk ve yola koyulduk. Highway'de giderken en sol seritin otobus ve en az 2 yolcu tasiyan arabalar icin ayrilmis olmasi dikkatimi cekti. Atlanta'daki Turklerin 12 Ekim'de 6.sini organize ettikleri Festivale Turkiye'den getirdigimiz ipek halilari teslim ettik. Oradaki Turklerle tanistik. Bu arada yolda gelirken GAtech gibi okullari ve dunyanin onde gelen sirketlerini gorunce farkli bir heyecan kapladi icimi cunku dune kadar sadece internet sayfalarindan goruyordum. InsaAllah hayirlisi ile kapilarindan girmek te nasib olur, amin.
Kultur merkezinde uzun bir bekleyisten sonra Ibrahim kardesim arabasiyla kalacagim eve goturdu. Arabasi Chrysler idi. 3500 dolara satin aldigini soyleyince sasirdim. O fiyata satabilirse iyiymis. 3000 motordan yuksek oldugu icin cok benzin harciyor. Benzin fiyatlari tavan yapinca yuksek motorlu araclar gozden dustu. Buralarda Japon arabalarina bayiliyorlar.
Eve varmadan once Kroger diye bir alisveris merkezinden alisveri yaptik. Odemeye gelince aldiklarimizi bilgisayardan okuttuk ve sonra kredi kartimizi okutup odemeyi boylece yaptik. 15 parcadan az olan alisverisler icin bu yontem ideal. Bu sistemi Turkiye'de kullanabilir miyiz? Neden olmasin?
Bu arada yollar hep agaclarla cevrili. Yesilin kendini gosterdigi bir yer burasi. Ev de 2 katli, 5-6 odali, 3 banyolu mustakil bir ev. Garaji ve bahcesi de var. Klasik Amerikan evi. Filmlerdeki gibi.
Bu arada ben hayli yorgun hissediyordum kendimi. Ibrahim kardesim sagolsun bir seyler hazirlamis yedik, muhabbet ettik. Yatsi namazlarimizi kildik. Sonrasinda istirahate cekildim.
Kultur merkezinde uzun bir bekleyisten sonra Ibrahim kardesim arabasiyla kalacagim eve goturdu. Arabasi Chrysler idi. 3500 dolara satin aldigini soyleyince sasirdim. O fiyata satabilirse iyiymis. 3000 motordan yuksek oldugu icin cok benzin harciyor. Benzin fiyatlari tavan yapinca yuksek motorlu araclar gozden dustu. Buralarda Japon arabalarina bayiliyorlar.
Eve varmadan once Kroger diye bir alisveris merkezinden alisveri yaptik. Odemeye gelince aldiklarimizi bilgisayardan okuttuk ve sonra kredi kartimizi okutup odemeyi boylece yaptik. 15 parcadan az olan alisverisler icin bu yontem ideal. Bu sistemi Turkiye'de kullanabilir miyiz? Neden olmasin?
Bu arada yollar hep agaclarla cevrili. Yesilin kendini gosterdigi bir yer burasi. Ev de 2 katli, 5-6 odali, 3 banyolu mustakil bir ev. Garaji ve bahcesi de var. Klasik Amerikan evi. Filmlerdeki gibi.
Bu arada ben hayli yorgun hissediyordum kendimi. Ibrahim kardesim sagolsun bir seyler hazirlamis yedik, muhabbet ettik. Yatsi namazlarimizi kildik. Sonrasinda istirahate cekildim.
Havaalaninda
Esselamu Aleykum ve Rahmetullah
2 Ekim saat 04:00 gibi Ataturk havaalanina vardik. Internetten check-in yaptigim icin sira beklemeden bagajimi teslim ettim elhamdulillah. Ailemle vedalasma zamani gelmisti. Ayrilmak ne zor oldu ne de kolay cunku tatli bir ayrilik, manali, guzel bir ayrilikti. Veda mektubu yazmistim. Mektubuma guzel kokular surup zarfladim ve ayrilmadan hemen once anneme verdim. Artik ailemle aramda bir bant vardi, ayrilmistim. Pasaport kontrolune girdim ve onumdeki 20 metreyi defalarca arkama donup el sallayarak tamamladim.
Ucus
KLM ile once Hollanda'nin Amsterdam sehrine uctum. Ucak kucuk ve biraz da eski bir ucakti. Amsterdam'da indigimde Atlanta'ya giden kapiyi buldum ve benimle ayni ucaga binecek olan bir suru zenci cocuk gordum. Dogru kapida bekledigimi anladim cunku Atlanta'ta cok zenci varmis. Rabbim hepsinin gonlune hidayet nuru nasib etsin, amin.
Simdiki ucak guzel bir ucakti. Uzun bir yolculuk olacakti. Yerimi bulup oturdum cam kenarina. Beklemeye basladim ve biri yanimdaki koltuga oturdu. Selam vermedi Hi da demedi. Biraz bekledikten sonra `Did I say you hello` dedim. Oylece tanismaya basladik Mike ile. North Carolina'ya gidecekmis. Araba tamiri isi ile ugrasiyormus. Aslen bir Alman.
Ilerleyen dakikalarda icecek ve yemek servisi basladi. Icecek olarak elma suyu istedim ve icinde haram bir madde olabilir mi diye kutusunu okumak istedim. Sagolsunlar cok kibarlar hemen kutuyu verdi. Bilmedigim bir maddeden %1 oraninda vardi lakin koruyucu gibi bir seydi sanirim. Ardindan yemek servisi basladi. Kirmizi et ve tavuk servisi idi. `Do you have muslim meal?` dedim. Siparis ettiniz mi? dedi. Sanirim bileti alirken belirtmemisiz. Onemli degil ben yemesem de olur dedim. Icine sinmemis olacak ki vejeteryan yemegi getirdi. Allah hidayet versin. Bu arada Atlantic okyanusunu geciyorduk. Aradan saatler gecmesine ragmen bir vakit namaz bile kilmadim halbuki yatsinin vakti bile girmisti Turkiye'de. Atlanta'ya vardigimda henuz ogle namazinin vakti girmisti. Havaalaninda cok fazla guvenlik kontrolu oldu. Hepsinden problemsiz gectik. Sakal vs. hic sorun olmadi, zaten nasil sorun olabilir ki??? Chapel nerede dedim gorevlilere. Chapel burada butun dinlerin ibadet yapabildigi kucuk bir odaydi. Yerini buldum ama abdest almam gerekiyordu. Bir tane Amerikan askeri gordum. Dedim abdest alicam ibadet etmek icin, nereden alabilirim? Restroom denen lavabolarin yerini gosterdi. Abdestimi aldim ve namazimi eda ettim elhamdulillah.
Bavullarim en son kontroldeydi. Bavullarima ulasmak icin atladim metroya 6 durak sonraki T kapisina gittim. Orasi hem baggage claim hem de karsilama yeriydi. Beni bekleyenleri arama firsatim olmamisti ama baktim ki bagajlarin orada Turk'e benzeyen bir kardesim bekliyor. O bana bakmiyormus gibi yapiyor ben de ona bakmiyormus gibi yapiyorum. Komik bir gulumseme belirdi yuzunde sanirim bekledigi kisi oldugumu anladi. Bilal bey?? dedi. Evet dedim valizleri alip gittik.
2 Ekim saat 04:00 gibi Ataturk havaalanina vardik. Internetten check-in yaptigim icin sira beklemeden bagajimi teslim ettim elhamdulillah. Ailemle vedalasma zamani gelmisti. Ayrilmak ne zor oldu ne de kolay cunku tatli bir ayrilik, manali, guzel bir ayrilikti. Veda mektubu yazmistim. Mektubuma guzel kokular surup zarfladim ve ayrilmadan hemen once anneme verdim. Artik ailemle aramda bir bant vardi, ayrilmistim. Pasaport kontrolune girdim ve onumdeki 20 metreyi defalarca arkama donup el sallayarak tamamladim.
Ucus
KLM ile once Hollanda'nin Amsterdam sehrine uctum. Ucak kucuk ve biraz da eski bir ucakti. Amsterdam'da indigimde Atlanta'ya giden kapiyi buldum ve benimle ayni ucaga binecek olan bir suru zenci cocuk gordum. Dogru kapida bekledigimi anladim cunku Atlanta'ta cok zenci varmis. Rabbim hepsinin gonlune hidayet nuru nasib etsin, amin.
Simdiki ucak guzel bir ucakti. Uzun bir yolculuk olacakti. Yerimi bulup oturdum cam kenarina. Beklemeye basladim ve biri yanimdaki koltuga oturdu. Selam vermedi Hi da demedi. Biraz bekledikten sonra `Did I say you hello` dedim. Oylece tanismaya basladik Mike ile. North Carolina'ya gidecekmis. Araba tamiri isi ile ugrasiyormus. Aslen bir Alman.
Ilerleyen dakikalarda icecek ve yemek servisi basladi. Icecek olarak elma suyu istedim ve icinde haram bir madde olabilir mi diye kutusunu okumak istedim. Sagolsunlar cok kibarlar hemen kutuyu verdi. Bilmedigim bir maddeden %1 oraninda vardi lakin koruyucu gibi bir seydi sanirim. Ardindan yemek servisi basladi. Kirmizi et ve tavuk servisi idi. `Do you have muslim meal?` dedim. Siparis ettiniz mi? dedi. Sanirim bileti alirken belirtmemisiz. Onemli degil ben yemesem de olur dedim. Icine sinmemis olacak ki vejeteryan yemegi getirdi. Allah hidayet versin. Bu arada Atlantic okyanusunu geciyorduk. Aradan saatler gecmesine ragmen bir vakit namaz bile kilmadim halbuki yatsinin vakti bile girmisti Turkiye'de. Atlanta'ya vardigimda henuz ogle namazinin vakti girmisti. Havaalaninda cok fazla guvenlik kontrolu oldu. Hepsinden problemsiz gectik. Sakal vs. hic sorun olmadi, zaten nasil sorun olabilir ki??? Chapel nerede dedim gorevlilere. Chapel burada butun dinlerin ibadet yapabildigi kucuk bir odaydi. Yerini buldum ama abdest almam gerekiyordu. Bir tane Amerikan askeri gordum. Dedim abdest alicam ibadet etmek icin, nereden alabilirim? Restroom denen lavabolarin yerini gosterdi. Abdestimi aldim ve namazimi eda ettim elhamdulillah.
Bavullarim en son kontroldeydi. Bavullarima ulasmak icin atladim metroya 6 durak sonraki T kapisina gittim. Orasi hem baggage claim hem de karsilama yeriydi. Beni bekleyenleri arama firsatim olmamisti ama baktim ki bagajlarin orada Turk'e benzeyen bir kardesim bekliyor. O bana bakmiyormus gibi yapiyor ben de ona bakmiyormus gibi yapiyorum. Komik bir gulumseme belirdi yuzunde sanirim bekledigi kisi oldugumu anladi. Bilal bey?? dedi. Evet dedim valizleri alip gittik.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
