İnsanın hayvan ve diğer yaratılmışlardan daha şerefli ve kamil olduğu açıktır . Çünkü diğer hayvanlarda mevcut olan haller insanda da mevcuttur .
FAKAT İNSANDAKİ KEMAL VE OLGUNLUK HAYVANLARDA YOKTUR !!!
Örneğin : At , eşekten üstündür . Çünkü eşek yük çekmek için yaratılmıştır . At ise harp meydanlarında ona binip her tarafa koşup dolaşmak için yaratılmıştır . Bununla beraber ona da eşek gibi yük taşıma gücü verilmiştir.Üstelik ona süratli yürüme ve koşmada verilmiştir ki bu eşekte yoktur. Eğer at kendi kemalinden aciz olursa , onun sırtına semeri vururlar ve eşek seviyesine indirirler . Bu onun için noksanlık ve perişanlık olur..
BUNUN GİBİ KİMİ İNSANLAR , İNSANIN ; YEMEK , UYUMAK VE CİNSİ MÜNASEBETTE BULUNMAK İÇİN YARATILDIĞINI SANIRLAR VE BUNUN İÇİNDE BÜTÜN ÖMÜRLERİNİ BU İŞLERLE GEÇİRİRLER…BU ÖZELLİKLERİN HEPSİ HAYVANLARDA DA VARDIR..
O halde insan onlardan nasıl daha üstün olabilir ? Hayvanlara ve yırtıcılara her ne verilmişse insana da verilmiştir.
İnsanlara fazla olarak bir de kemal verilmiştir ki o :
AKILDIR !!! ALLAHU TEALAYI ONUNLA TANIR , BÜTÜN ACAYİP İŞLERİNİ ONUNLA ANLAR , ONUNLA KENDİNİ GAZAB VE ŞEHVETİN ELİNDEN KURTARIR . AKIL SEBEBİ İLE , YERYÜZÜNDEKİ MEVCUT OLAN HERŞEY , ONUN EMRİNE GİRER !!!
'' O göklerde ve yerde olanların hepsini sizin emrinize vermiştir '' (Casiye-13)
O HALDE İNSANIN HAKİKATİ AKILDIR !!!
(İmam-ı Gazali - Kimya-yı Saadet )
19 Kasım 2008 Çarşamba
Ruh Insani
"Madde ve manayı birbiri içinde bütünleştirip bünyesinde barındıran her zaman kalp ve ruhun derece-i hayatını takip ederek,cehennem yolunun sürî güzelliklerine takılmayıp,cennet yolunun zorluklarina katlanan ve Rabbaniliğini korumaya çalışan bir hakikat eridir.."
Hayâ nedir?
Utanma, âr, nâmus . Çirkin şeylerden sıkılma veya edebe uymayan bir şeyin meydana gelmesinden dolayı kalbde meydana gelen rahatsızlık.
Âfetlerin evveli, cehâlet, bilgisizlik, sonra nefsin arzû ve isteklerine meyletmek, sonra hayâyı terk etmektir. (Sehl-i Tüsterî)
Hayâ îmândandır. Îmânı olan Cennet'tedir. Fuhuş kötülüktür. Kötüler Cehennem'dedir. (Hadîs-i şerîf-Et-Tergîb vet-Terhîb, Buhârî)
Hayânın en kıymetlisi, Allahü teâlâdan utanmaktır. Ondan sonra Resûlullah'tan (sallallahü aleyhi ve sellem) hayâdır. Daha sonra insanlardan hayâ etmek gelir. (Muhammed Hâdimî)
İmam Maverdî, Allah'tan utanmayı şöyle tanımlar: "O'nun emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından sakınmaktır."
Allahü teâlâdan hayâ ediniz! Hakîkî mânâda Allahü teâlâdan hayâ etmek, kötü düşüncelerden uzak durmak, helâl lokma yemek ve ölümü hatırlamaktır. Âhireti isteyenler dünyânın zînetinden süsünden uzaklaşır. İşte bunları yapmak, Allahü teâlâdan hakkıyla korkmak demektir. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî, Taberânî)
Cennet'e gitmek isteyen uzun emel sâhibi olmasın. Dünyâ işleri ile uğraşması ölümü unutturmasın. Harâm işlemekte Allah'tan hayâ etsin. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Hayâsız insan, halk içinde çıplak oturan kimse gibidir. (Hazret-i Ebû Bekr (ra) )
Hayasız insan; toplum huzurunu ,insan haklarını ve değerlerini hiçe sayar böylece hem maddi hem de manevi çöküntülere sebep olur. Bu istenilmeyen hallerden ALLAH a sığınmak gerekir. İmanımızı korumak ve HAKKA olan samimiyetimiz arttırmaya çalışarak yani Yüce ALLAH ın huzuruna çıkıcağımızı(imanlı isek) ve bizlerin her anı bildiğini, gördüğünü unutmayarak dürüstlük ile hayasızlıktan korunuruz. Kur'ân'da "Allah'ın gördüğünü bilmiyor mu?" (el-Alak, 96/16) buyurulmuş.
Hayâ ile îmân, berâberdirler. Biri gidince, diğeri onu tâkib eder. (Hadîs-i şerîf-Nisâb-ül-Ahbâr)
Haya herkese nasib olmayacak kadar değerlidir.
Âfetlerin evveli, cehâlet, bilgisizlik, sonra nefsin arzû ve isteklerine meyletmek, sonra hayâyı terk etmektir. (Sehl-i Tüsterî)
Hayâ îmândandır. Îmânı olan Cennet'tedir. Fuhuş kötülüktür. Kötüler Cehennem'dedir. (Hadîs-i şerîf-Et-Tergîb vet-Terhîb, Buhârî)
Hayânın en kıymetlisi, Allahü teâlâdan utanmaktır. Ondan sonra Resûlullah'tan (sallallahü aleyhi ve sellem) hayâdır. Daha sonra insanlardan hayâ etmek gelir. (Muhammed Hâdimî)
İmam Maverdî, Allah'tan utanmayı şöyle tanımlar: "O'nun emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından sakınmaktır."
Allahü teâlâdan hayâ ediniz! Hakîkî mânâda Allahü teâlâdan hayâ etmek, kötü düşüncelerden uzak durmak, helâl lokma yemek ve ölümü hatırlamaktır. Âhireti isteyenler dünyânın zînetinden süsünden uzaklaşır. İşte bunları yapmak, Allahü teâlâdan hakkıyla korkmak demektir. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî, Taberânî)
Cennet'e gitmek isteyen uzun emel sâhibi olmasın. Dünyâ işleri ile uğraşması ölümü unutturmasın. Harâm işlemekte Allah'tan hayâ etsin. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Hayâsız insan, halk içinde çıplak oturan kimse gibidir. (Hazret-i Ebû Bekr (ra) )
Hayasız insan; toplum huzurunu ,insan haklarını ve değerlerini hiçe sayar böylece hem maddi hem de manevi çöküntülere sebep olur. Bu istenilmeyen hallerden ALLAH a sığınmak gerekir. İmanımızı korumak ve HAKKA olan samimiyetimiz arttırmaya çalışarak yani Yüce ALLAH ın huzuruna çıkıcağımızı(imanlı isek) ve bizlerin her anı bildiğini, gördüğünü unutmayarak dürüstlük ile hayasızlıktan korunuruz. Kur'ân'da "Allah'ın gördüğünü bilmiyor mu?" (el-Alak, 96/16) buyurulmuş.
Hayâ ile îmân, berâberdirler. Biri gidince, diğeri onu tâkib eder. (Hadîs-i şerîf-Nisâb-ül-Ahbâr)
Haya herkese nasib olmayacak kadar değerlidir.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
