19 Kasım 2008 Çarşamba

Hayâ nedir?

Utanma, âr, nâmus . Çirkin şeylerden sıkılma veya edebe uymayan bir şeyin meydana gelmesinden dolayı kalbde meydana gelen rahatsızlık.

Âfetlerin evveli, cehâlet, bilgisizlik, sonra nefsin arzû ve isteklerine meyletmek, sonra hayâyı terk etmektir. (Sehl-i Tüsterî)

Hayâ îmândandır. Îmânı olan Cennet'tedir. Fuhuş kötülüktür. Kötüler Cehennem'dedir. (Hadîs-i şerîf-Et-Tergîb vet-Terhîb, Buhârî)

Hayânın en kıymetlisi, Allahü teâlâdan utanmaktır. Ondan sonra Resûlullah'tan (sallallahü aleyhi ve sellem) hayâdır. Daha sonra insanlardan hayâ etmek gelir. (Muhammed Hâdimî)
İmam Maverdî, Allah'tan utanmayı şöyle tanımlar: "O'nun emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından sakınmaktır."

Allahü teâlâdan hayâ ediniz! Hakîkî mânâda Allahü teâlâdan hayâ etmek, kötü düşüncelerden uzak durmak, helâl lokma yemek ve ölümü hatırlamaktır. Âhireti isteyenler dünyânın zînetinden süsünden uzaklaşır. İşte bunları yapmak, Allahü teâlâdan hakkıyla korkmak demektir. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî, Taberânî)

Cennet'e gitmek isteyen uzun emel sâhibi olmasın. Dünyâ işleri ile uğraşması ölümü unutturmasın. Harâm işlemekte Allah'tan hayâ etsin. (Hadîs-i şerîf-Berîka)

Hayâsız insan, halk içinde çıplak oturan kimse gibidir. (Hazret-i Ebû Bekr (ra) )
Hayasız insan; toplum huzurunu ,insan haklarını ve değerlerini hiçe sayar böylece hem maddi hem de manevi çöküntülere sebep olur. Bu istenilmeyen hallerden ALLAH a sığınmak gerekir. İmanımızı korumak ve HAKKA olan samimiyetimiz arttırmaya çalışarak yani Yüce ALLAH ın huzuruna çıkıcağımızı(imanlı isek) ve bizlerin her anı bildiğini, gördüğünü unutmayarak dürüstlük ile hayasızlıktan korunuruz. Kur'ân'da "Allah'ın gördüğünü bilmiyor mu?" (el-Alak, 96/16) buyurulmuş.

Hayâ ile îmân, berâberdirler. Biri gidince, diğeri onu tâkib eder. (Hadîs-i şerîf-Nisâb-ül-Ahbâr)

Haya herkese nasib olmayacak kadar değerlidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder