24 Ekim 2008 Cuma

Bakara Suresi 128. ayeti kerime

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmus kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmus bir ümmet kil. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansin."

(Bakara Suresi 128. ayet)


İnsanin en temel sorusu "En güzel kulluk nedir?" sorusu olacak.

Zikir olacak! Allah'ın insana şah damarından daha yakın olduğunun idrakı olacak... Kalb yoğrulacak bu birliktelik idraki ile...

"Kalb, ancak Allah'ı zikrederek mutmain olur" buyuruluyor Kur'an'da... Kalbî açlığın gıdası Rahman'ı anmak... Eksiklik duygularının tedavisi... Yaraların sarılması O'nunla... "Ya şafi" diye diye kalb sağlığına kavuşacak insanoğlu...

Çag iletişim çağı. İnsan, binlerce kablo ile bağlandı birbirine... Bu çağda iletişimsiz kalana saşılır.

Aç kalbini ey insan!

Bağlan Rabbine!

Bir damlacık sudan, senin için gözler yaratan, gönüller yaratan Rabbine aç kalbini...

Bırak gururu, kurtul dağınıklıktan, topla zihnini, gönlüne yük olan şeyleri at, varoluşun sırrına er,
gel Rabbine!
Dön Rabbine!
Rıza ile yoğur gönlünü...
Rabbin rıza iklimine gir. Kullar arasına gir.
Bütün dünyalarda cennetlerin olsun.
Rahim olan, Kerim olan Rabbine karşı aldanmanın zamanı mı?


HAYIRLI DUA

Hazreti Muhammed ahlakı,
Hazreti Süleyman saadeti,
Hazreti Eyyubun sabrı,
Hazreti Yusufun güzelliği,
Hazreti Hamzanın cesareti,
Hazreti Ömerin adaleti,
Hazreti Alinin bilgisi ve
124 bin peygamberin duası sizinle olsun.

Amin,amin,amin!!!


Yâ rabbi! Sen benim rabbimsin, ben ise senin kulunum. Sen herşeyi Yaratıcısın, ben ise yaratılanım. Sen rızık verensin, ben ise rızık alanım. Sen mülkün sahibisin, ben ise kölenim. Sen kuvvet sahibisin, ben ise âciz ve zelîlim. sen zenginsin, ben ise sana muhtacım. Sen ezelî dirisin, ben ise ölüme mahkûmum, sen bakisin, ben ise fânîyim. sen kerem sahibisin, ben ise kötülenmeye lâyığım. Sen iyilik yapansın, ben ise kötülük işleyenim. Sen affedicisin, ben ise günahkârım. Sen büyüksün, ben ise hakirim. Sen kuvvet sahibisin, ben ise zaîfim. sen verensin, ben ise isteyenim. Sen emniyet verensin, ben ise korkanım, Sen cömertsin, ben ise dua edenim. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Rahmetinle benim günahlarımı affet. Suçlarımı bağışla.Amin. ALİM-İ İSLAMIN CUMASI MÜBAREK OLSUN.CENAB-I MEVLA ZULÜM VE İŞKENCE ALTINDA BULUNAN MAZLUM MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN YARDIMCISI OLMASI NİYAZIYLA....

Yâre Karşı

Beni hep ağlatan o yâre karşı,

Gönülden can veren dildara karşı.



Seherde uyanıp feryat ederim,

Sanırsın bülbülüm gülzara karşı.



Yunus gurbet elde kimsesiz kaldı,

Aşkı söyletiyor ağyara karşı.

19 Ekim 2008 Pazar

Kennesaw'dan bir hatıra


Türk Festivali öncesinde mehter takımının Kennesaw Eyalet Üniversitesi'nin gösteri salonunda yaptığı gösteriyi izledik. Öncesinde ve akabinde Fehim beyin eserlerini inceleme fırsatı bulduk. Gördüğünüz resim ve sergideki diğer resimler çakıl taşları ile yapılmış. Küçük küçük çakıl taşlarını doğal renkleri ile kullanarak resimdeki kız kulesi ortaya çıkmış. Hoş bir çalışma olmuş.

Gelsin

Gelsin



Kaçırmayın cemaati,

İmam olduk uyan gelsin!



İçsin aşkın şerbetini,

Aşk adını duyan gelsin!



Miskinliğin gömleğini,

Ârif olup giyen gelsin!



Akan rahmet sularıyla,

Gönül kirin yuyan gelsin!



Ayrılık yok yolumuzda,

Erkek gelsin, bayan gelsin!



Bu toprakta atlı olmaz,

İnsin yere, yayan gelsin!



Zamane şeyhinden kaçıp,

Pirimize uyan gelsin!



Haramları zehir bilen,

Helal lokma yiyen gelsin!



Halisane tevbe eden,

Günahlardan cayan gelsin!



Harama bakmamak için,

Gözlerini oyan gelsin!



Yağma etsin dünyalığı

Gözü gönlü doyan gelsin



Yabancılar bilmez bizi,

Bize bizim diyen gelsin!



Zehirle pişen aşı

Balmış gibi yiyen gelsin!



Edepsizin işi yoktur,

Büyükleri sayan gelsin!



Ehl-i sünnet kitaplarla,

Dinimizi yayan gelsin!



Münkirlerin mezarına,

Yılan gelsin, çıyan gelsin



Fedakârlık ister bu yol,

Tatlı cana kıyan gelsin!



Yunus bırak korkakları,

Hak yola baş koyan gelsin!

13 Ekim 2008 Pazartesi

CEVAP

Orucu bozmaz; fakat özellikle oruçluyken günahtan daha çok sakınmalıdır. Hadis-i şerifte, (Gıybet etmek, söz taşımak, yalan yere yemin etmek, namahreme şehvetle bakmak orucu bozar) buyuruldu. (Deylemi)

İmam-ı a’zam hazretleri, bu hadis-i şerifi açıklıyor ve (Bu günahlar orucun sevabını bozar, sıhhatini bozmaz, oruç mekruh olur) buyuruyor. Yani bu günahları işleyen, oruç borcundan kurtulursa da, oruca mahsus olan büyük sevaba kavuşamaz. Hadis-i şerifte, (Nice oruç tutan vardır ki, açlık ve susuzluktan başka bir şey elde etmez) buyuruldu. (İbni Mace)

Oruç, müminler için bir nimet ve emanettir. Emanete riayet etmek gerekir. Onun zayi olmaması için şartlarını gözetmek gerekir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Harama bakmak, şeytanın zehirli oklarından bir oktur. Allah korkusuyla bunu terk edene, Allahü teâlâ öyle bir iman verir ki, imanın tadını kalbinde bulur.) [Hâkim]

(Oruç ateşe kalkandır. Gıybetle parçalanmadıkça korur. Oruçlu, cahillik edip de kötü söz söylemesin! Kendisine sataşana, “ben oruçluyum” desin!) [Buhari]

Gözü ve dili günahlardan koruduğumuz gibi, kulağımızı da korumamız gerekir. Konuşulması haram olan şeyi, dinlemek de haramdır. El, ayak ve diğer uzuvları da haramdan korumalıdır! Oruç tutup azalarıyla günah işleyen, ilaç yerine zehir içen hastaya benzer. Çünkü günah zehirdir, sevabları yok eder. Bir günah işledikten sonra pişman olmak, iyilik ve ibadet etmeye devam etmek gerekir.



Haramlardan kaçmak
Sual: Haramlardan kaçmak mı, yoksa farzları yapmak mı daha kolaydır?

CEVAP

Dinimizde günah işlememek, ibadet etmekten daha kıymetlidir. Bir haramdan kaçmak, milyonlarca nafile namaz kılmaktan evladır. Haram işleyerek farz, mekruh işleyerek sünnet yapılmaz. Günahtan kaçmak ibadet yapmaktan önce gelir. (U. Besair)

Muhammed Masum-i Faruki hazretleri, (Teberri etmedikçe, tevelli olmaz. Yani uzaklaşmadıkça, dostluk olmaz. Farzları herkes yapabilir; ama haramlardan herkes kaçamaz. Ancak salihler kaçar. İyi olan da, kötü olan da, iyilik yapabilir. Kötülük yapmamaksa, ancak Allah adamlarının özelliğidir. Sıddıklar günah işlemez) buyuruyor. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

(Küçük bir günahtan kaçınmak, bütün cin ve insanların ibadetleri toplamından daha iyidir.) [R. Nasıhin]

11 Ekim 2008 Cumartesi

Namaz

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

(İçki içmek büyük günahtır, içki içen namaz kılmamalı) deniyor. Bu yanlıştır. Namaz ayrı içki ayrıdır. Çok büyük günahlar işlense de, namazı asla ihmal etmemelidir. Âlimlerimiz, (Namazın bereketiyle, diğer günahların bırakılması kolay olur) buyuruyorlar.

Salih bir zatın pazarcılık yapan komşusu, işten eve gelince çilingir sofrasını kurarak her gece gürültü yapar. Salih zat, komşusunun gürültüsünden rahatsız olduğu için, başka bir eve taşınır, bir kaç gün sonra da bu komşunun vefat etmesi üzerine tekrar eski evine taşınır.

Bir gün kapı çalınır, kapıyı açıp bakar ki boyu, gökyüzüne kadar uzanan bir adam. Ne istediğini sorunca, adam der ki:

— Kazmayı al benimle gel!

— Sen kimsin, beni nereye götüreceksin, bana ne yapacaksın?

— Sus, kazmayı al benimle gel!

Kazmayı alır beraber giderler, mezarlığa gelirler. Bir mezarı göstererek, burayı kaz der. Mübarek zat gösterilen mezarı kazar, dur der, bir tuğla çıkarmasını söyler ve bir tuğla çıkartır, tuğlayı çıkardığın delikten mezarın içine bak der, bakar ki, komşusu Cennette ve üstelik tahtta oturuyor, tahtı da var.

Mübarek zat şaşırır, bu benim vefat eden komşum der. Bu nasıl olur? Peki, ben nerede hata yaptım? der.

O zat da der ki:

— Vefat eden komşun her günahı işlerdi; fakat namazını hiç bırakmazdı ve namazın arkasından da şöyle dua ederdi:

Ya Rabbi biliyorum günahım çok; fakat Peygamber efendimizi, Ehl-i beytini, aralarındaki savaşlar ne sebeple olursa olsun, Eshab-ı Kiramı ve onların yolunda olanları seviyorum, onların hatırına günahlarımı affet, bana Cennetini ihsan et diye dua ederdi. Namazlarını ve bu duayı hiç bırakmazdı. Bu hasleti onun kurtulmasına sebep oldu.

İbadetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok yaklaştıran şey namazdır. Namaz kılmak, huzur-u ilahiye çıkmak demektir. Namazda, Allahü teâlânın huzurunda olduğumuzu bilerek okumalıyız. Namazı, ne olduğunu bilerek kılmalıyız!

9 Ekim 2008 Perşembe

Namaz

Denilir ki: "Kalpten çıkan söz, kalbe girer ama dilden çıkan söz kulağı aşmaz."

Peygamber Efendimiz (asm) Buyurdular ki:

ALLAHU Teala şöyle der: ‚ Namazı, kendim ile kulum arasında ikiye ayırdım. Kulum için istediği vardır.

kul : ‘Elhamdü lillâhi rabbil âlemîn.‘dediğinde,

ALLAHU Teala: ‚Kulum bana hamdetti(şükretti)’der.


kul: ‘Errahmânirrahîm’ dediğinde,

ALLAHU Teala: ‚Kulum beni övdü’der.


kul: ‘Mâliki yevmiddîn.’ dediğinde,

ALLAHU Teala: ‚Kulum beni yüceltti der.


kul: ‘İyyâke na’büdü ve iyyâke nesteîn.’ Dediğinde,

ALLAHU Teala: Bu benim ve kulum arasındadır, Onun için ne isterse vardır’ der.


kul: ‘İhdinas sırâtal müstekîm. Sırâtallezîne en‘amte aleyhim. Gayril mağdûbi aleyhim veleddâllîn.’ der,

ALLAHU Teala: ‘Bu kulum içindir, ona istediği vardır’ der.

_____________________

UNUTMAYIN: Namazda gafil olan kimse, ne söylediğini bilmeden ve anlamadan taklitle insan sesleri çıkaran papağana benzer!

Sonuçta hepimiz insanız ve hepimizin nefisleri var. Huşu ile Namaz kılamasakta asla Rabbimizin Rahmetinden ve Merhametinden yüz çevirmemeliyiz.

Çünkü Ondan başka gidecek kapımız yok!

Bakınız Beyazıd bu konuda ne yapmış: Beyazıd ömrü boyunca ALLAHU Teala’ya layıkı ile ibadet edebilmeyi, namazını layıkı ile kılabilmeyi arzu etmiş ve bu arzu ile belki güzel namaz kılarım diye sabaha kadar namay kılmış, fakat kıldığı bütün namazları Rabbimize layık bulmuyormuş. Nihayet ALLAHU Teala’ya şöyle yalvarmış:

‘ Ya Rabbi! Sana layık şekilde hiç namaz kılamadım. Kıldığım bütün namazlar hep beyazıd’a yakışır şekilde oldu. Beni ve ibadetlerimi kusurlarım ile kabul eyle.

Yinede Huşu ile Namaz kılamıyorsak bu duayı bizlerde edebiliriz. Sonuçta Rabbimizin Rahmeti ve Merhanmeti olmasa kıldığımız Namazlar, gözümüzün görme fonksiyonun şükrüne ve teşekkürüne bile yetmez!!!

UNUTMAYIN: Siz islam’dan vazgeçmedikçe, islam’da sizden vazgeçmez!!!