İnsanların büyük bir çoğunluğu Allah'ı kendilerinden uzak zanneder. Oysa gerçekte, Allah(c.c.) "Muhakkak Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır" (İsra Suresi, 60) ayetinde buyurduğu gibi insanlara çok yakındır. İnsanın her durumunu görür, her sesini işitir. Hatta içinden geçen düşünceleri, kalbindeki sıkıntı ve vesveseleri bilir. Allah bir ayetinde bu gerçeği şöyle bildirmektedir:
Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.' (Kaf Suresi, 16)
Allah her dua edenin içinden etse dahi duasını işitir ve ona cevap verir. Bu durum Kuran'da şöyle haber verilir:
Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar. (Bakara Suresi, 186)
İnsanların yardım isteyeceği, isteklerini bildirecegi zaman büyük küdret sahibi tek Varlık ALLAH 'a yönelmeleri en hayırlı olanıdır. Çünkü bizim her halimizi. ihtiyacımızı ve ne olacağımızı bilen Rabbimiz tek yardımcımızdır. Bizlere yardımını bizler fark etmeden ve hiç beklenmeyen yerden ulaştıran Yüce RAHMAN 'a sonsuz minnetimizi en hosnut olacagı şekilde sunmak için emirlerine riayet etmemiz gerekir.ES SAMED olan Rabbimiz şu kelamı ile samimi itaatı bizlere bildiriyor:
Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup-sakının, dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize hayır olmak üzere infakta bulunun. Kim nefsinin bencil-tutkularından korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır. (Teğabün Suresi, 16)
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) şu hadisi ile gerçek sevginin mahiyetini ve gereğini şöyle bildirmiştir:
Size vermekte olduğu nimetlerinden ötürü Allah'ı sevin, beni de Allah beni sevdiği için seviniz.
Tirmizi; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 4. cilt
6 Kasım 2008 Perşembe
Allah c.c. için sevmek ...
Ebu Müslim Havlanî (Radiyallahu Anh) anlatıyor:
"Medine’de Peygamber mescidine girdim. 30-40 kişi bir araya gelmişlerdi. Aralarında bir genç vardı. Tartıştıkları meselelerde bir karara varamazlarsa o gence soruyorlardı.
Ben merak edip:
– Kimdir bu genç? dedim.
– Bu, Muaz bin Cebel'dir, dediler.
Ertesi günü, yine mescidde Muaz'ı gördüm. Yanına varıp:
– Ben, hiç tanımadığım halde, sana karşı içimde bir sevgi duydum, dedim.
Muaz:
– Ne için? dedi.
– Allah için, dedim.
Bunun üzerine Muaz şöyle dedi:
– Eğer doğru söylüyorsan müjdeler olsun sana. Zira ben Allah Resûlünden işittim ki:
"Allah için birbirlerini sevip te dost olanlar, kıyamet gününde arşın gölgesinde, nurdan minberlere kurulup oturacaklardır."
(Hilye)
"Medine’de Peygamber mescidine girdim. 30-40 kişi bir araya gelmişlerdi. Aralarında bir genç vardı. Tartıştıkları meselelerde bir karara varamazlarsa o gence soruyorlardı.
Ben merak edip:
– Kimdir bu genç? dedim.
– Bu, Muaz bin Cebel'dir, dediler.
Ertesi günü, yine mescidde Muaz'ı gördüm. Yanına varıp:
– Ben, hiç tanımadığım halde, sana karşı içimde bir sevgi duydum, dedim.
Muaz:
– Ne için? dedi.
– Allah için, dedim.
Bunun üzerine Muaz şöyle dedi:
– Eğer doğru söylüyorsan müjdeler olsun sana. Zira ben Allah Resûlünden işittim ki:
"Allah için birbirlerini sevip te dost olanlar, kıyamet gününde arşın gölgesinde, nurdan minberlere kurulup oturacaklardır."
(Hilye)
5 Kasım 2008 Çarşamba
Selam olsun
Bu dünyaya ettik veda,
Kalanlara selam olsun.
Bizim için hayır dua,
Kılanlara, selam olsun.
Ecel büke belimizi,
Söyletmeye dilimizi,
Hasta iken halimizi,
Soranlara, selam olsun.
Tenim ortaya açıla,
Yakasız gömlek biçile,
Bizleri ılık su ile,
Yuyanlara, selam olsun.
Mevt şerbeti içilince,
Beyaz kefen biçilince,
Bir yerimiz açılınca,
Örtenlere selam olsun.
Veda ettik postumuza,
Gider olduk dostumuza,
Namaz için üstümüze,
Duranlara, selam olsun.
Şu dünyaya gelen gider,
Mala mülke veda eder,
Düşünüp de bizden haber,
Soranlara, selam olsun.
Yunus’un aşk dolu özü,
Kan yaş ile doldu gözü,
Bilmeyene yoktur sözü,
Bilenlere selam olsun.
Kalanlara selam olsun.
Bizim için hayır dua,
Kılanlara, selam olsun.
Ecel büke belimizi,
Söyletmeye dilimizi,
Hasta iken halimizi,
Soranlara, selam olsun.
Tenim ortaya açıla,
Yakasız gömlek biçile,
Bizleri ılık su ile,
Yuyanlara, selam olsun.
Mevt şerbeti içilince,
Beyaz kefen biçilince,
Bir yerimiz açılınca,
Örtenlere selam olsun.
Veda ettik postumuza,
Gider olduk dostumuza,
Namaz için üstümüze,
Duranlara, selam olsun.
Şu dünyaya gelen gider,
Mala mülke veda eder,
Düşünüp de bizden haber,
Soranlara, selam olsun.
Yunus’un aşk dolu özü,
Kan yaş ile doldu gözü,
Bilmeyene yoktur sözü,
Bilenlere selam olsun.
Soru - Cevap
Sual: Allah indinde bir mümine yapılacak en kıymetli şey nedir?
CEVAP
Bir iyilik ederek, onu sevindirmektir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Allah indinde en kıymetli amel, müminin borcunu ödemek veya sıkıntısını gidermek suretiyle onu sevindirmektir.) [Taberani, Beyheki, Ebu-ş-şeyh]
(En faziletli amel, bir müminin ayıbını örtmek, karnını doyurmak veya bir ihtiyacını karşılamak suretiyle onu sevindirmektir.) [İsfehani]
(Farzlardan sonra en kıymetli amel, bir mümini sevindirmektir.) [Taberani]
(Bir mümini sevindiren, beni sevindirmiş olur. Beni sevindiren de, Allah indinde bir ahid almış olur. Allah’tan ahid alana da, ateş asla dokunmaz.) [Ebu-ş-şeyh]
(Farzlardan sonra en kıymetli amel, mümini sevindirmektir.) [Taberani]
(Din kardeşini sevindirmek kadar, Allah katında kıymetli bir şey yoktur.) [İ. Neccar]
(Bir Müslümanı sevindiren, kabrimde beni sevindirmiş olur. Beni sevindireni de Allahü teâlâ kıyamette sevindirir.) [İ. Neccar]
(Allahü teâlâ, bir Müslümanın sıkıntısını giderip, onu sevindireni, kıyamette en sıkıntılı anlarda sıkıntılardan kurtarır.) [Buhari]
(Müslüman, Müslümanın kardeşidir, onu üzmez, onu sıkıntıda bırakmaz. Kardeşinin sıkıntısını giderenin, Allahü teâlâ kıyamet sıkıntısını giderir. ) [Nesai]
(Her şeyin bir anahtarı vardır, Cennetin anahtarı da yoksulları sevmektir.) [İbni Lal]
(Cennetteki sevinç sarayına, ancak çocukları sevindirenler girer.) [İ. Adiy, İ. Neccar]]
(Bir kimse, mümin kardeşini sevindirince, bir melek, bu kimseye hep dua eder. Ölüp kabre konunca, yanına gelip, “Beni tanıyor musun?” der. Ölü, “Hayır” deyince, “Ben, bir Müslümana verdiğin sevincim. Bugün seni sevindirmek için geldim. Kabirde yanındayım, kıyamette de, sana şefaat edip Cennetteki makamını göstereceğim” der.) [İ. Ebi-d-dünya]
Celsede çok durmak
Sual: Yalnız namaz kılarken tesbihleri rükû ve secdede 5–7 gibi söylemek müstehab olduğu halde, cemaatle kılarken, imamın, namazın uzamaması için, tesbihleri üçten yani sünnetten fazla söylemesi mekruh olduğu halde, Mekke’deki vehhabi imamları rükû ve secdeleri uzattıkları gibi, celsede sünnetten çok durmaları mekruh olmuyor mu?
CEVAP
Vehhabilerin inanışları küfre varıyor. İtikadı bozuk olan veya imansız olan kimsenin, mekruh işlemesinin ne önemi olur ki? Namazın makbul olması için, önce imanın, itikadın doğru olması gerekir. Bunlar bozuksa, namazın bütün şartlarına riayet edilse de, yine faydası olmaz.
İmanın alameti
Sual: Çok günah işliyor, pişman oluyorum. Kendi kendime acaba ben imansız mıyım diyorum. İmanlı olduğumu gösteren net bir ölçü yok mu?
CEVAP
Namaz kılmak, kişinin imanlı olduğuna kesin alametidir. Şu hadis-i şerif de, iman için bir ölçüdür:
(İyilik edince sevinen, günah işleyince üzülen gerçek mümindir.) [Tirmizi, Hâkim]
Daha sonra, işlediği günaha üzülmek de, iman alametidir.
CEVAP
Bir iyilik ederek, onu sevindirmektir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Allah indinde en kıymetli amel, müminin borcunu ödemek veya sıkıntısını gidermek suretiyle onu sevindirmektir.) [Taberani, Beyheki, Ebu-ş-şeyh]
(En faziletli amel, bir müminin ayıbını örtmek, karnını doyurmak veya bir ihtiyacını karşılamak suretiyle onu sevindirmektir.) [İsfehani]
(Farzlardan sonra en kıymetli amel, bir mümini sevindirmektir.) [Taberani]
(Bir mümini sevindiren, beni sevindirmiş olur. Beni sevindiren de, Allah indinde bir ahid almış olur. Allah’tan ahid alana da, ateş asla dokunmaz.) [Ebu-ş-şeyh]
(Farzlardan sonra en kıymetli amel, mümini sevindirmektir.) [Taberani]
(Din kardeşini sevindirmek kadar, Allah katında kıymetli bir şey yoktur.) [İ. Neccar]
(Bir Müslümanı sevindiren, kabrimde beni sevindirmiş olur. Beni sevindireni de Allahü teâlâ kıyamette sevindirir.) [İ. Neccar]
(Allahü teâlâ, bir Müslümanın sıkıntısını giderip, onu sevindireni, kıyamette en sıkıntılı anlarda sıkıntılardan kurtarır.) [Buhari]
(Müslüman, Müslümanın kardeşidir, onu üzmez, onu sıkıntıda bırakmaz. Kardeşinin sıkıntısını giderenin, Allahü teâlâ kıyamet sıkıntısını giderir. ) [Nesai]
(Her şeyin bir anahtarı vardır, Cennetin anahtarı da yoksulları sevmektir.) [İbni Lal]
(Cennetteki sevinç sarayına, ancak çocukları sevindirenler girer.) [İ. Adiy, İ. Neccar]]
(Bir kimse, mümin kardeşini sevindirince, bir melek, bu kimseye hep dua eder. Ölüp kabre konunca, yanına gelip, “Beni tanıyor musun?” der. Ölü, “Hayır” deyince, “Ben, bir Müslümana verdiğin sevincim. Bugün seni sevindirmek için geldim. Kabirde yanındayım, kıyamette de, sana şefaat edip Cennetteki makamını göstereceğim” der.) [İ. Ebi-d-dünya]
Celsede çok durmak
Sual: Yalnız namaz kılarken tesbihleri rükû ve secdede 5–7 gibi söylemek müstehab olduğu halde, cemaatle kılarken, imamın, namazın uzamaması için, tesbihleri üçten yani sünnetten fazla söylemesi mekruh olduğu halde, Mekke’deki vehhabi imamları rükû ve secdeleri uzattıkları gibi, celsede sünnetten çok durmaları mekruh olmuyor mu?
CEVAP
Vehhabilerin inanışları küfre varıyor. İtikadı bozuk olan veya imansız olan kimsenin, mekruh işlemesinin ne önemi olur ki? Namazın makbul olması için, önce imanın, itikadın doğru olması gerekir. Bunlar bozuksa, namazın bütün şartlarına riayet edilse de, yine faydası olmaz.
İmanın alameti
Sual: Çok günah işliyor, pişman oluyorum. Kendi kendime acaba ben imansız mıyım diyorum. İmanlı olduğumu gösteren net bir ölçü yok mu?
CEVAP
Namaz kılmak, kişinin imanlı olduğuna kesin alametidir. Şu hadis-i şerif de, iman için bir ölçüdür:
(İyilik edince sevinen, günah işleyince üzülen gerçek mümindir.) [Tirmizi, Hâkim]
Daha sonra, işlediği günaha üzülmek de, iman alametidir.
SABRETMENİN FAYDA VE GÜZELLİKLERİ KUR'AN'I KERİMDEN.....
Sabredenlere Dünya ve Ahiret hayatları için faydalar vardır….
1- )SABIRLI OLANLAR ŞİDDETLİ BELALARDAN KURTULUR…
‘’ Kim Allah’tan korkarsa Allah ona bir kurtuluş çıkış yolu ihsan eder ‘’( Talak-2)
2 - )DÜŞMANLARINDAN ÜSTÜN OLUR VE ONLARI YENERLER…
‘’ O halde (Habibim) sen de ( Nuh gibi bir cefaya) katlan , Akibet hiç şüphesiz takvaya erenlerindir ‘’ ( Hud-49)
3- -) SABREDEN GAYESİNE ERER . ..
‘’ Rabbinin İsrailoğullarına olan o pek güzel vaadi , musibetlere katlanmaları sayesinde tam olarak yerine geldi ‘’ ( A’raf-139)
4 - ) SABREDENLER , HALKA ÖNDER OLURLAR….
‘’ İçlerinden de sabır ve sebat ettikleri zaman emrimizle doğru yola sevk edecek rehberler tayin etmiştik ‘’ ( Secde-24 )
5 - ) SABREDENLER CENAB-I HAK TARAFINDAN ÖVÜLMEKTEDİR….
‘’ Biz , onu hakikaten sabırlı bulduk , O ne güzel kuldu. Hakikat o , daima Allah’a dönen bir zat idi ‘’ ( Sad-44)
6 - ) SABREDENLER BÜYÜK İKRAMLARA NAİL OLUR….
‘’ Sabrettiğiniz şeylere karşılık sizlere selam ve selamet olsun ‘’ ( Rad-24 )
7 - ) SABREDENLERE SAYISIZ ECİR VE SEVAP VERİLİR…..
‘’ Ancak sabredenlere ecirleri hesapsız ödenecektir’’ ( Zümer – 10)
8 - ) SABREDENLERE YÜKSEK DERECE VE MERTEBELER İHSAN OLUNUR..
‘’ İşte onlardır ki zorluklara katlanıp dayanmaları sebebiyle Cennetin en yüksek dereceleri ile mükafatlandırılacaktır.Orada sağlık ve selam ile karşılanacaklar ( Furkan-75 )
( İmam-ı Gazali '' Abidler yolu eserinden '' )
RABBİMİZ BÜTÜN ÜMMET-İ MUHAMMEDİ SABREDENLERDEN EYLESİN..
1- )SABIRLI OLANLAR ŞİDDETLİ BELALARDAN KURTULUR…
‘’ Kim Allah’tan korkarsa Allah ona bir kurtuluş çıkış yolu ihsan eder ‘’( Talak-2)
2 - )DÜŞMANLARINDAN ÜSTÜN OLUR VE ONLARI YENERLER…
‘’ O halde (Habibim) sen de ( Nuh gibi bir cefaya) katlan , Akibet hiç şüphesiz takvaya erenlerindir ‘’ ( Hud-49)
3- -) SABREDEN GAYESİNE ERER . ..
‘’ Rabbinin İsrailoğullarına olan o pek güzel vaadi , musibetlere katlanmaları sayesinde tam olarak yerine geldi ‘’ ( A’raf-139)
4 - ) SABREDENLER , HALKA ÖNDER OLURLAR….
‘’ İçlerinden de sabır ve sebat ettikleri zaman emrimizle doğru yola sevk edecek rehberler tayin etmiştik ‘’ ( Secde-24 )
5 - ) SABREDENLER CENAB-I HAK TARAFINDAN ÖVÜLMEKTEDİR….
‘’ Biz , onu hakikaten sabırlı bulduk , O ne güzel kuldu. Hakikat o , daima Allah’a dönen bir zat idi ‘’ ( Sad-44)
6 - ) SABREDENLER BÜYÜK İKRAMLARA NAİL OLUR….
‘’ Sabrettiğiniz şeylere karşılık sizlere selam ve selamet olsun ‘’ ( Rad-24 )
7 - ) SABREDENLERE SAYISIZ ECİR VE SEVAP VERİLİR…..
‘’ Ancak sabredenlere ecirleri hesapsız ödenecektir’’ ( Zümer – 10)
8 - ) SABREDENLERE YÜKSEK DERECE VE MERTEBELER İHSAN OLUNUR..
‘’ İşte onlardır ki zorluklara katlanıp dayanmaları sebebiyle Cennetin en yüksek dereceleri ile mükafatlandırılacaktır.Orada sağlık ve selam ile karşılanacaklar ( Furkan-75 )
( İmam-ı Gazali '' Abidler yolu eserinden '' )
RABBİMİZ BÜTÜN ÜMMET-İ MUHAMMEDİ SABREDENLERDEN EYLESİN..
3 Kasım 2008 Pazartesi
Aşk denizi
Bu denize dalana,
Hacet değil bir gemi,
Gel gayret et bulmaya,
Bu sohbetle bu demi.
Dünyalığım yok diye,
Üzülerek gam yeme,
Maşukunu sevdinse,
Gider gönlünün gamı.
O maşuku bilseydin,
Sen de bir kez görseydin,
Bu öğüdü vermezdin,
Feda kılardın canı.
Âşık, kin nedir bilmez,
Can verir, ama ölmez,
Her yere çıkıp gelmez,
Kapanmaz hiç dükkânı.
Hakiki âşık olan,
Yüzünde olur nişan,
Akar gider durmadan,
Gözünün kanlı yaşı.
Yunus kaldırma yüzün,
Âşığın ayağından,
Edip feda yüz bin can,
Bulursun sen Subhan’ı.
Hacet değil bir gemi,
Gel gayret et bulmaya,
Bu sohbetle bu demi.
Dünyalığım yok diye,
Üzülerek gam yeme,
Maşukunu sevdinse,
Gider gönlünün gamı.
O maşuku bilseydin,
Sen de bir kez görseydin,
Bu öğüdü vermezdin,
Feda kılardın canı.
Âşık, kin nedir bilmez,
Can verir, ama ölmez,
Her yere çıkıp gelmez,
Kapanmaz hiç dükkânı.
Hakiki âşık olan,
Yüzünde olur nişan,
Akar gider durmadan,
Gözünün kanlı yaşı.
Yunus kaldırma yüzün,
Âşığın ayağından,
Edip feda yüz bin can,
Bulursun sen Subhan’ı.
27 Ekim 2008 Pazartesi
Hayat sınavı
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Allahu Teala bir kulu severse, onu çeşitli denemelere tabi tutar."
Bu Hadis-i Şerifle anlatılması istenen mana şudur; Allahu Teala bir kulu severse onu fena hali denemelerine sokar. Bundan sonra fenadan da fena haline geçirir. Daha sonra fena halinide kaldırır beka makamına vardırır.
Kul ALLAH' ın ihsanı olan sıkıntılara sabrettiği takdirde ona üstünlük vererek rahmetine tabi eder. Şayet şükür yoluna girmez isyana yönelir ise bu onun imamının ne derece zayıf olduğunu gösterir. Çünkü imanın şartlarından olan '' Hayrın da şerrin de ALLLAh tan olduguna iman'' her şartta ALLAH' ı anmayı Ona (c.c.) samimiyetle yönelmemizi gerektirir.
Hayrını sunar ise tavrımız ne olur?, şerrine ugrar isek ne olur? Bu iman sahipleri için çetin bir sınavdır. Ama inanmayanlar içinde büyük bir ibrettir ki kendilerinin herşeye güç yetiremeyeceklerini anlamalarına ve gerçek güç sahibi Yüce ALLAH' ı farkedip nefislerini yenmelerine yol açar.
Samimi müslüman ALLAH için canını malını gerektiği yerde seve seve infak eder ise Cenneti o kula sığınak yapacağını Rabbimiz bizlere bildiriyor . Canımızı ,malımızı Allah için sevmeliyiz, çünkü verende ALLAH alacakta. Her türlü süregelen sıkıntı, hastalık, müsibet İlah i Takdir' in insanların tahammülünü gerektiren sıkıntılarla dener ve ALLAH sabredenlere mükafatlarını sunacagını ayetlerinde bildirmektedir.Unutulmamalı ki 'İmanın yarısı sabır diğer yarısı da şükürdür.'
Şu Ayeti Kerime ile inananları nasıl sınandıgı işaret edilmektedir: " ALLAH MÜMİNLERDEN, MALLARINI VE CANLARINI, KENDİLERİNE (VERİLECEK) CENNET KARŞILIĞINDA SATIN ALMIŞTIR." (Tevbe Suresi, Ayet111).
Bu Hadis-i Şerifle anlatılması istenen mana şudur; Allahu Teala bir kulu severse onu fena hali denemelerine sokar. Bundan sonra fenadan da fena haline geçirir. Daha sonra fena halinide kaldırır beka makamına vardırır.
Kul ALLAH' ın ihsanı olan sıkıntılara sabrettiği takdirde ona üstünlük vererek rahmetine tabi eder. Şayet şükür yoluna girmez isyana yönelir ise bu onun imamının ne derece zayıf olduğunu gösterir. Çünkü imanın şartlarından olan '' Hayrın da şerrin de ALLLAh tan olduguna iman'' her şartta ALLAH' ı anmayı Ona (c.c.) samimiyetle yönelmemizi gerektirir.
Hayrını sunar ise tavrımız ne olur?, şerrine ugrar isek ne olur? Bu iman sahipleri için çetin bir sınavdır. Ama inanmayanlar içinde büyük bir ibrettir ki kendilerinin herşeye güç yetiremeyeceklerini anlamalarına ve gerçek güç sahibi Yüce ALLAH' ı farkedip nefislerini yenmelerine yol açar.
Samimi müslüman ALLAH için canını malını gerektiği yerde seve seve infak eder ise Cenneti o kula sığınak yapacağını Rabbimiz bizlere bildiriyor . Canımızı ,malımızı Allah için sevmeliyiz, çünkü verende ALLAH alacakta. Her türlü süregelen sıkıntı, hastalık, müsibet İlah i Takdir' in insanların tahammülünü gerektiren sıkıntılarla dener ve ALLAH sabredenlere mükafatlarını sunacagını ayetlerinde bildirmektedir.Unutulmamalı ki 'İmanın yarısı sabır diğer yarısı da şükürdür.'
Şu Ayeti Kerime ile inananları nasıl sınandıgı işaret edilmektedir: " ALLAH MÜMİNLERDEN, MALLARINI VE CANLARINI, KENDİLERİNE (VERİLECEK) CENNET KARŞILIĞINDA SATIN ALMIŞTIR." (Tevbe Suresi, Ayet111).
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
