Ey canımın cananı,
Dertlerimin dermanı,
Âlemlerin sultanı,
Medet Allah’ım medet!
Yaşarım ölmez gibi,
Ecelim gelmez gibi,
Umduğum olmaz gibi,
Medet Allah’ım medet!
Nefsim dinlemez emir,
Gafletle geçti ömür,
Kalbim sanki bir kömür,
Medet Allah’ım medet!
Saçım başım ağardı,
Günahlar beni sardı,
Kalbim nasıl karardı,
Medet Allah’ım medet!
Artık belim büküldü,
Saçlarım hep döküldü,
Gözümden fer çekildi,
Medet Allah’ım medet!
Dizlerim sızılıyor,
Günahım yazılıyor,
Mezarım kazılıyor,
Medet Allah’ım medet!
Dağda, yabanda gezdim,
Nice kimseyi üzdüm,
Yalan dünyadan bezdim,
Medet Allah’ım medet!
Çirkin yerlere gittim,
Ömrümü heder ettim,
Artık iyice bittim,
Medet Allah’ım medet!
Şu dünyaya aldandım,
Renklerine boyandım,
Ölüm ile uyandım,
Medet Allah’ım medet!
Namazımı kılayım,
El açıp yalvarayım,
İhlâsla sığınayım,
Medet Allah’ım medet!
Yunus, durmadan ağla!
Ciğerin varsa dağla!
Gönlünü Hakk’a bağla!
Medet Allah’ım medet!
14 Aralık 2008 Pazar
6 Aralık 2008 Cumartesi
Gelir
Bu aşkın ateşiyle,
Gözlerden kan, yaş gelir.
Kavrulur yanar yürek,
Yanış bana hoş gelir.
Yanmakta imiş hayat,
Ruhum, nefsime dayat!
Dosta ettiğim feryat,
Münkirlere taş gelir.
Aşkımı yoktur bilen,
Hâlime bakıp gülen,
Sevgidir Hak’tan gelen,
Bu halka göz, kaş gelir.
Yunus öğren özünü,
Dostuna aç gözünü,
Uygun söyle sözünü,
Sultana güneş gelir.
Gözlerden kan, yaş gelir.
Kavrulur yanar yürek,
Yanış bana hoş gelir.
Yanmakta imiş hayat,
Ruhum, nefsime dayat!
Dosta ettiğim feryat,
Münkirlere taş gelir.
Aşkımı yoktur bilen,
Hâlime bakıp gülen,
Sevgidir Hak’tan gelen,
Bu halka göz, kaş gelir.
Yunus öğren özünü,
Dostuna aç gözünü,
Uygun söyle sözünü,
Sultana güneş gelir.
Kurban bayraminin arefesinde ...
Sual: Arefe günü neler yapmak gerekir?
CEVAP
Arefe günü yapılacak işlerden bazıları şunlardır:
1- Arefe günü sabah namazından, Kurban bayramının dördüncü günü ikindi namazına kadar, erkek kadın herkes, cemaatle kılsın, yalnız kılsın, 23 vakit farz namazda selam verir vermez, (Allahümme entesselam...) demeden önce, bir kere, vacib olan teşrik tekbirini söylemeli yani, (Allahü ekber, Allahü ekber. Lâ ilâhe illallah. Vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd) demelidir. Camiden çıktıktan veya konuştuktan sonra, artık teşrik tekbirini okumak gerekmez. (Halebî)
2- Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmak sevabdır; fakat Arefe günü oruç tutmak daha çok sevabdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselamdan, Sur’a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevab yazılır.) [R. Nasıhin]
(Arefe günü tutulan oruç, bin gün [nafile] oruca bedeldir.) [Taberani]
(Arefe günü tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihad için verilen iki bin ata bedeldir.) [T. Gâfilin]
(Arefe günü [Besmele ile] bin İhlâs okuyanın, günahları affolup duası kabul olur.) [Ebu-ş-şeyh]
(Arefe günü tutulan oruç, geçmiş ve gelecek yılın günahlarına kefaret olur.) [Müslim]
(Arefe günü, kulağına, gözüne ve diline sahip olan mağfiret olur.) [Taberani]
(Şeytan, Arefe gününden başka bir günde daha zelil, rezil, hakir ve kinli görülmez.) [İ. Malik]
(Allahü teâlâ, Arefe günü kullarına nazar eder. Zerre kadar imanı olanı affeder.) [Gunye]
(Arefe gecesi ibadet eden, Cehennemden azat olur.) [S. Ebediyye] (İbadet olarak ilim öğrenmek, en faziletlisidir. İlmihal okumakla en uygun ilmi öğrenmiş oluruz.)
(Duanın faziletlisi, Arefe günü yapılanıdır.) [Beyheki]
(Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allah’ın kıymet verdiği bir gündür.) [Deylemi]
(Arefe günü, kulağına, gözüne ve diline sahip olan mağfiret olur.) [Taberani]
Kulağına sahip olmak, gıybet, çalgı gibi haram olan şeyleri dinlememektir. Eğer biz istemeden kulağımıza gelmişse, bize günah olmaz. Gözüne sahip olmak da, haram olan şeylere bakmamak ve mubah olarak baktığı şeylerden ibret almaktır. Diline sahip olmaksa, yalan söylememek, dedikodu etmemek, laf taşımamak, kötü söz söylememek, hatta boş şey konuşmamak, kimseyi diliyle incitmemek demektir. Bunlara riayet eden, Arefe gününü değerlendirmiş olur.
CEVAP
Arefe günü yapılacak işlerden bazıları şunlardır:
1- Arefe günü sabah namazından, Kurban bayramının dördüncü günü ikindi namazına kadar, erkek kadın herkes, cemaatle kılsın, yalnız kılsın, 23 vakit farz namazda selam verir vermez, (Allahümme entesselam...) demeden önce, bir kere, vacib olan teşrik tekbirini söylemeli yani, (Allahü ekber, Allahü ekber. Lâ ilâhe illallah. Vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd) demelidir. Camiden çıktıktan veya konuştuktan sonra, artık teşrik tekbirini okumak gerekmez. (Halebî)
2- Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmak sevabdır; fakat Arefe günü oruç tutmak daha çok sevabdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselamdan, Sur’a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevab yazılır.) [R. Nasıhin]
(Arefe günü tutulan oruç, bin gün [nafile] oruca bedeldir.) [Taberani]
(Arefe günü tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihad için verilen iki bin ata bedeldir.) [T. Gâfilin]
(Arefe günü [Besmele ile] bin İhlâs okuyanın, günahları affolup duası kabul olur.) [Ebu-ş-şeyh]
(Arefe günü tutulan oruç, geçmiş ve gelecek yılın günahlarına kefaret olur.) [Müslim]
(Arefe günü, kulağına, gözüne ve diline sahip olan mağfiret olur.) [Taberani]
(Şeytan, Arefe gününden başka bir günde daha zelil, rezil, hakir ve kinli görülmez.) [İ. Malik]
(Allahü teâlâ, Arefe günü kullarına nazar eder. Zerre kadar imanı olanı affeder.) [Gunye]
(Arefe gecesi ibadet eden, Cehennemden azat olur.) [S. Ebediyye] (İbadet olarak ilim öğrenmek, en faziletlisidir. İlmihal okumakla en uygun ilmi öğrenmiş oluruz.)
(Duanın faziletlisi, Arefe günü yapılanıdır.) [Beyheki]
(Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allah’ın kıymet verdiği bir gündür.) [Deylemi]
(Arefe günü, kulağına, gözüne ve diline sahip olan mağfiret olur.) [Taberani]
Kulağına sahip olmak, gıybet, çalgı gibi haram olan şeyleri dinlememektir. Eğer biz istemeden kulağımıza gelmişse, bize günah olmaz. Gözüne sahip olmak da, haram olan şeylere bakmamak ve mubah olarak baktığı şeylerden ibret almaktır. Diline sahip olmaksa, yalan söylememek, dedikodu etmemek, laf taşımamak, kötü söz söylememek, hatta boş şey konuşmamak, kimseyi diliyle incitmemek demektir. Bunlara riayet eden, Arefe gününü değerlendirmiş olur.
3 Aralık 2008 Çarşamba
Yandim ben
Ey dost seni seveli,
Aklım gitti, kaldım ben,
Geçip ırmağı gölü,
Denizlere daldım ben.
Bir zerre aşk ateşi,
Kaynatır denizleri,
Bu sevdayı çekeli,
Tutuşup da yandım ben.
Bir kişide aşk ola,
Onda keder kalmaya,
Bu aşk geleli bana,
Gamım gitti, güldüm ben.
Bak bu kuru ağaca,
Düşmüş idi sokağa,
Nazar kıldı, er ona,
Taze civan oldum ben.
Yunus al aşk tadını,
Gel miskin koy adını,
Rabbimin muradını,
Miskinlikte buldum ben.
Aklım gitti, kaldım ben,
Geçip ırmağı gölü,
Denizlere daldım ben.
Bir zerre aşk ateşi,
Kaynatır denizleri,
Bu sevdayı çekeli,
Tutuşup da yandım ben.
Bir kişide aşk ola,
Onda keder kalmaya,
Bu aşk geleli bana,
Gamım gitti, güldüm ben.
Bak bu kuru ağaca,
Düşmüş idi sokağa,
Nazar kıldı, er ona,
Taze civan oldum ben.
Yunus al aşk tadını,
Gel miskin koy adını,
Rabbimin muradını,
Miskinlikte buldum ben.
2 Aralık 2008 Salı
Sofu
Beni sofu zanneden,
Sen ne iyisin diyen,
Nasıl sofu olur ki,
Sarıkla cübbe giyen?
Cübbelere büründüm,
Halka sofu göründüm,
Dış yüzümle övündüm,
İçim bir kuru kovan.
Sanma kalbim şükreyler,
Fitne fesat fikreyler,
Hiç böyle mi zikreyler,
Mevla’yı aşkla seven?
Yunus seni yel alır,
Yalancı yolda kalır,
Bir gün yerini bulur,
Hakikat ile yalan.
Sen ne iyisin diyen,
Nasıl sofu olur ki,
Sarıkla cübbe giyen?
Cübbelere büründüm,
Halka sofu göründüm,
Dış yüzümle övündüm,
İçim bir kuru kovan.
Sanma kalbim şükreyler,
Fitne fesat fikreyler,
Hiç böyle mi zikreyler,
Mevla’yı aşkla seven?
Yunus seni yel alır,
Yalancı yolda kalır,
Bir gün yerini bulur,
Hakikat ile yalan.
1 Aralık 2008 Pazartesi
Nasibden ötesi yok
Bismillahirrahmanirrahim
(Ey Muhammed!(s.a.v.)) Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu (yücelerden haber beklediğini) görüyoruz. İşte şimdi, seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. (Ey müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzlerinizi o tarafa çevirin. Şüphe yok ki, ehl-i kitap, onun Rablerinden gelen gerçek olduğunu çok iyi bilirler. Allah onların yapmakta olduklarından habersiz değildir.
(Bakara Suresi, 144. Ayet)
Takdirden ötesi yok...
Gencin birisi Kâbe'de hep,"Ey doğruların yardimcisi olan Allah’ım, ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allah’ım, sana hamdü sena ederim" diye dua eder. Bu durum herkesin dikkatini çeker. Birisi, (Neden hep aynı duayı yapıyorsun, başka bir şey bilmiyor musun?) der. O da anlatır:
7-8 sene önce yine Kâbe'de iken içi altın dolu bir torba buldum.Tam 1000 altın vardı.İçimden bir ses (Bu altınlarla, şunları şunları yaparsın)diyordu.Hayır dedim kendi kendime, bu benim değil, başkasının malı, kullanmam haram olur dedim.Bu sırada birisi,"şöyle bir torba bulan var mı?"diye bağırıyordu.
Çagırdım onu, nasıl bir torbaydı, içinde ne vardı diye sordum.Torbayı tarif etti ve içinde 1000 altın vardı dedi. Al öyleyse torbanı diyerek verdim. Adam torbayı açıp içinden bana 30 altın verdi. Pazara gittim.Temiz yüzlü genç bir esiri överek satıyorlardı.Gencin temizliği dikkatimi çekti.Yanlarına gittim, bu köle için ne istiyorsunuz dedim. 30 altın dediler. Adamdan aldığım 30 altını verip genci satın aldım.Bir iki yıl geçti. Genç çok çalıskan, çok edepli idi. Onu aldığıma çok memnun olmuştum.Bir gün onunla giderken karsıdan iki üç kisi geliyordu. Genç bana dedi ki,
-Efendim, ben Fas emirinin oğluyum. Bu gelenler babamın adamları. Beni buldular. Senden beni satın almak isterler. Sen iyi bir insansın, onlara 30 bin altından asağıya satma) dedi.O kisiler yanıma geldi, bu esiri bize satar mısın dediler. Satarım dedim. 60 altın verelim dediler. Olmaz dedim. İyi ama sen bunu 30 altına almadın mı? Biz sana iki mislini veriyoruz dediler. Öyleyse gidin pazardan alın dedim.
Artıra artıra 20 bin altına kadar çıktılar. 30 binden aşağı olmaz dedim. Çaresiz kabul ettiler. Altınları verip, genci alip gittiler.
Ben o 30 bin altınla işyerleri açtim, ticaret yaptım, daha çok zengin oldum. Bir gün bana arkadaslar, "çok zengin bir ailenin iyi bir kizi var. Babasi yeni vefat etti. Onunla seni evlendirelim" dediler. Ben de "olur" dedim.Nikah kıyıldı. Deve yükleri çeyizini getirdiler. Çeyiz arasında bir torba dikkatimi çekti.
Kıza, "bu nedir" dedim.İçinde 970 altın var, babam Kâbe'de bunu kaybetmis, bulan gence 30 unu vermis. Kalanını da bana hediye etti, çeyizine koyarsın dedi".Demekki bulduğum altınlar benim rızkım imis, vermese idim haram yoldan gelecekti, simdi helal yoldan yine bana geldi. Bana yardım edip haramlardan koruyan, nice nimetler ihsan eden yüce Rabbime hamd ederim.
Acı da olsa,doğruları söyleyiniz. ( Hadis- i Şerif )
Takdirden ötesi yok...
Nasipten ötesi yok...
(Ey Muhammed!(s.a.v.)) Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu (yücelerden haber beklediğini) görüyoruz. İşte şimdi, seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. (Ey müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzlerinizi o tarafa çevirin. Şüphe yok ki, ehl-i kitap, onun Rablerinden gelen gerçek olduğunu çok iyi bilirler. Allah onların yapmakta olduklarından habersiz değildir.
(Bakara Suresi, 144. Ayet)
Takdirden ötesi yok...
Gencin birisi Kâbe'de hep,"Ey doğruların yardimcisi olan Allah’ım, ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allah’ım, sana hamdü sena ederim" diye dua eder. Bu durum herkesin dikkatini çeker. Birisi, (Neden hep aynı duayı yapıyorsun, başka bir şey bilmiyor musun?) der. O da anlatır:
7-8 sene önce yine Kâbe'de iken içi altın dolu bir torba buldum.Tam 1000 altın vardı.İçimden bir ses (Bu altınlarla, şunları şunları yaparsın)diyordu.Hayır dedim kendi kendime, bu benim değil, başkasının malı, kullanmam haram olur dedim.Bu sırada birisi,"şöyle bir torba bulan var mı?"diye bağırıyordu.
Çagırdım onu, nasıl bir torbaydı, içinde ne vardı diye sordum.Torbayı tarif etti ve içinde 1000 altın vardı dedi. Al öyleyse torbanı diyerek verdim. Adam torbayı açıp içinden bana 30 altın verdi. Pazara gittim.Temiz yüzlü genç bir esiri överek satıyorlardı.Gencin temizliği dikkatimi çekti.Yanlarına gittim, bu köle için ne istiyorsunuz dedim. 30 altın dediler. Adamdan aldığım 30 altını verip genci satın aldım.Bir iki yıl geçti. Genç çok çalıskan, çok edepli idi. Onu aldığıma çok memnun olmuştum.Bir gün onunla giderken karsıdan iki üç kisi geliyordu. Genç bana dedi ki,
-Efendim, ben Fas emirinin oğluyum. Bu gelenler babamın adamları. Beni buldular. Senden beni satın almak isterler. Sen iyi bir insansın, onlara 30 bin altından asağıya satma) dedi.O kisiler yanıma geldi, bu esiri bize satar mısın dediler. Satarım dedim. 60 altın verelim dediler. Olmaz dedim. İyi ama sen bunu 30 altına almadın mı? Biz sana iki mislini veriyoruz dediler. Öyleyse gidin pazardan alın dedim.
Artıra artıra 20 bin altına kadar çıktılar. 30 binden aşağı olmaz dedim. Çaresiz kabul ettiler. Altınları verip, genci alip gittiler.
Ben o 30 bin altınla işyerleri açtim, ticaret yaptım, daha çok zengin oldum. Bir gün bana arkadaslar, "çok zengin bir ailenin iyi bir kizi var. Babasi yeni vefat etti. Onunla seni evlendirelim" dediler. Ben de "olur" dedim.Nikah kıyıldı. Deve yükleri çeyizini getirdiler. Çeyiz arasında bir torba dikkatimi çekti.
Kıza, "bu nedir" dedim.İçinde 970 altın var, babam Kâbe'de bunu kaybetmis, bulan gence 30 unu vermis. Kalanını da bana hediye etti, çeyizine koyarsın dedi".Demekki bulduğum altınlar benim rızkım imis, vermese idim haram yoldan gelecekti, simdi helal yoldan yine bana geldi. Bana yardım edip haramlardan koruyan, nice nimetler ihsan eden yüce Rabbime hamd ederim.
Acı da olsa,doğruları söyleyiniz. ( Hadis- i Şerif )
Takdirden ötesi yok...
Nasipten ötesi yok...
Ben dervis miyim?
Ey beni derviş bilen,
Neden bu alkış benim,
Dervişlik yaylasında,
Mevsimlerim kış benim.
Derviş diye atandım,
Gece gündüz yatandım,
Ele bakıp utandım,
Her işim yanlış benim.
Riya dolu gözlerim,
Yalan yanlış sözlerim,
Günahımı gizlerim,
Bin bir kötü iş benim.
Bazıları tanırlar,
Her söze inanırlar,
Beni uysal sanırlar,
İşim gücüm yaş benim.
Ey dostlar, ey yarenler,
Hakikate erenler,
Bu yolda olan haller,
Allah’a kalmış benim.
Kötü söze alındım,
Ulu suçta bulundum,
Yunus Hakk’tan umduğum,
Bir rahmet imiş benim.
Neden bu alkış benim,
Dervişlik yaylasında,
Mevsimlerim kış benim.
Derviş diye atandım,
Gece gündüz yatandım,
Ele bakıp utandım,
Her işim yanlış benim.
Riya dolu gözlerim,
Yalan yanlış sözlerim,
Günahımı gizlerim,
Bin bir kötü iş benim.
Bazıları tanırlar,
Her söze inanırlar,
Beni uysal sanırlar,
İşim gücüm yaş benim.
Ey dostlar, ey yarenler,
Hakikate erenler,
Bu yolda olan haller,
Allah’a kalmış benim.
Kötü söze alındım,
Ulu suçta bulundum,
Yunus Hakk’tan umduğum,
Bir rahmet imiş benim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
