12 Kasım 2008 Çarşamba

Aşağıdaki linklerden İmam-ı Gazali'nin eserlerini ve videosunu bilgisayarlarınıza indirebilirsiniz .

Katkılarından dolayı grup üyesi BEKİR DEMİREL kardeşimizden Allah Razı olsun...

Eyyühel Veled (Ey Oğul) - İmam Gazali Video


http://www.bilgipasaji.com%2Fforum%2Fislami-bilgiler-340%2F164333-eyyuhel-veled-ey-ogul-imam-gazali-dini-video-online-izle-indir-yukle-download.html



İmam-ı Gazali kulliyatı ( 18 eser )

http://www.sufizmvebilim.com%2F2008%2F07%2F12%2Fimam-gazali-kulliyati-sufizm-ve-bilim%2F


Peygamber efendimizin (sav) hayatını anlatan "Iki Cihan Güneşi Peygamberimiz" adlı kitabi sesli olarak aşağıdaki adresten indirip dinleye bilirsiniz.

http://www.kalplerinkesfi.de%2Ficgp%2Fstart.html



Imam Gazâli- Dil Belasi - Kitâbü Âfati'l-lisan Sesli Kitap:

http://dilbelasi.cobanmedya.com%2Fstart.html



İmam Gazali - Mükasefetü´l Kulub - Kalplerin Kesfi Sesli Kitap:

http://www.kalplerinkesfi.de%2Farsiv.html

Her zaman edeb

"Biriniz yanındaki iki melekten (kiramen katibîn) iki salih komşusundan utandığı gibi utansın da, günah işlemesin.

Çünkü onlar, gece-gündüz kendisi ile beraberdir."

(Beyhaki)

---

İnsan kusurlu ve ayıplı halleri insanların yanında, özellikle de komşu, akraba gibi tanıdıkların yanında yapmak istemez. Onların hüsnü zanlarını ve olumlu intibalarını zedelemek istemez.

Bu konuda titiz olan insanın, yanından hiç ayrılmayan, onun bütün hareket ve davranışlarını yazıp kaydeden kiramen katibin meleklerini de düşünüp hiçbir zaman yalnız olmadığını, gece gündüz onlarla beraber bulunduğunu unutmaması gerekir.

11 Kasım 2008 Salı

Namazı bozan şeyler

Sual: Dışarıdan müdahale etmekle namazı bozanlar nelerdir?

CEVAP

Bazıları şöyledir:

1- İmamdan başkasının duasına âmin demek bozar. Yanımızdaki biri, işitebileceğimiz kadar sesle Fatiha okusa, biz onun okuduğu Fatiha’ya âmin dersek namaz bozulur. Yahut biz yalnız namaz kılarken, yanımızda cemaatle namaz kılınsa, o cemaatin imam Fatiha’yı okuyunca bizim âmin dememiz namazı bozar; çünkü o kendi imamız değildir. Yahut biri yanımıza gelip Allah senin günahlarını affetsin dese, biz de âmin desek namazımız bozulur.

Hoparlörden çıkan ses de, imamın kendi sesi olmadığı için, imamın hoparlörle okuduğu Fatiha’dan sonra âmin demek de namazı bozar.

2- Başkasının sözüyle yerini değiştirmek, mesela imamla beraber iki kişi namaz kılarken, üçüncü bir kişi gelip, imamın yanındaki duran kimseye, arkaya gel dese veya omzuna vursa, o da gelen kimseye uyup geriye gelse namazı bozulur. Kendi arzusuyla, gelirse bozulmuş olmaz.

3- Namaz kılarken yanına gelen biri, biraz çekil de, ben de yanına sıkışayım dese, o da, onun sözüyle yer açsa namazı bozulur; çünkü namazda başkasının emriyle hareket etmiştir.

4- İmamından başkasının yanlışını düzeltmek namazı bozar. Mesela başka birisi Kur’an-ı kerim okurken yanlış okusa, namaz kılan da, kelimenin doğrusunu söylese namazı bozulur; çünkü kendi imamından başkasına cevap verilmiş oluyor. Kendi imamı yanlış okusa düzeltmek yahut âyetin devamını getiremese, ona hatırlatmak bozmaz.

5- Birisi çağırınca veya bir şey sorunca, (La havle ve la kuvvete illa billah) veya (Sübhanallah) yahut (La ilahe illallah) demek namazı bozar. Namazda olduğunu bildirmek için söylerse, namaz fasid olmaz. Sorana cevap maksadıyla söylerse bozulur. Bu inceliğe dikkat edilmelidir.

6- Diliyle veya eliyle başkasının selamını almak bozar. Biri biz namaz kılarken bilerek veya bilmeyerek bize selam verse, biz de alsak veya elimizle aldığımız bildirsek, mesela elimizi göğsümüze koysak veya başımıza kaldırsak, cevap olacağı için namaz bozulmuş olur.

7- Aksırıp (Elhamdülillah) diyene, (Yerhamükallah) demek bozar. Çünkü onun hamd etmesine cevap verilmiş oluyor.

8- Bir musibet, kötü bir haber işitince, (İnna lillah ve inna ileyhi raciun) demek bozar; çünkü o habere cevap verilmiş oluyor. Namaz kılarken biri gelip, deden öldü dese, o da (İnna lillah… ) dese namazı bozulur; çünkü dışarıdan birisine cevap verilmiş oluyor.

9- Allahü teâlânın ismi işitilince, (Celle celalüh, tebarekallah) gibi bir söz söylemek bozar; çünkü bu da dışarıdan birine cevap vermek sayılıyor.

10- Resulullah efendimizin ismini işitince, (Sallallahü aleyhi ve sellem) demek veya başka salevat getirmek namazı bozar; çünkü bu da dışarıdan birine cevap vermek demektir.

11- Biz namaz kılarken yanımızda başka cemaat teşekkül etse, o imam, (Semi’ Allahü limen hamideh) dediği zaman, biz (Rabbena lekel-hamd) desek namazımız bozulur; çünkü başka birisinin sözüne cevap vermiş oluyoruz. Hoparlörden gelen, (Semi’ Allahü limen hamideh) sesine, (Rabbena lekel-hamd) diyerek cevap vermek de, başka birisine cevap vermek gibidir.

Resulullah efendimiz, namazda rükûdan kalkarken, (Semi’ Allahü limen hamideh) deyince, ilk safta bulunan Hazret-i Muaviye, cevap olarak (Rabbena lekel-hamd) dedi. Böyle söylemesi takdir buyurularak, bunu söylemek kıyamete kadar sünnet olarak kaldı.

Erenlerin himmeti

Can gayet ulu bir şey,

Ten onun aletidir.

Yenilip içilen şey,

Bedenin kuvvetidir.



Cansız yaşamaz insan,

Korunmaya muhtaç can,

Canı güvenli kılan,

Evliya sohbetidir.



Sohbet canları besler,

Törpülenir hevesler,

Gönülden gelen sesler

Mürşidin himmetidir.



Erenin yüzü suyu,

Su ile dolar kuyu,

Taşıtan güzel huyu,

Dervişin hizmetidir.



İnayet pirin işi,

Bilmez sıradan kişi,

Bulunmaz devlet kuşu,

Âşığın devletidir.



Yunus’un yandı içi,

Ağarttı siyah saçı,

Kimseye bulmaz suçu,

Erenin nimetidir.

10 Kasım 2008 Pazartesi

Feyze kavuşma şartları

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Saadetlerin başı, İmam-ı Rabbani veya Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri gibi bir büyüğü veya bunların kitaplarını tanımaktır. Allahü teâlânın sevdiği kullarını sevince, onlardan feyz alınır, istifade edilir. Onlardan feyz alındığının alameti, dünyayı sevmemektir.

Feyz, kalbden kalbe gelen, insana Allahü teâlânın razı olduğu şeyleri yaptıran nurdur, bir kuvvettir. Allah adamlarının kalbindeki feyzler, nurlar, güneşin ziyası gibi, her yere yayılmaktadır. İslamiyet’e uyan ve bu zatları seven Müslümanların kalblerine akar. Onların, bu feyzleri aldıklarından haberleri olmayabilir; fakat kalblerinin temizlendiğini anlarlar. Karpuzun güneş karşısında olgunlaştığı gibi kemale gelirler. Eshab-ı kiram, Resulullah efendimizin sohbetinde böyle kemale geldiler. Müslümanın feyz almasına mani olan en zararlı şey, bid’at sahibi olmasıdır.

Bütün feyzlerin kaynağı, Peygamber efendimizdir. Feyz, bütün dünyaya bu kaynaktan yayılır. Bundan faydalanabilmek için de bazı şartlar vardır. Bu şartlara haiz olmayan, bundan faydalanamaz. Bu şartlar:

1- Müslüman olmak: Müslüman olmayan ne kadar iyiliksever, ne kadar iyi huylu olursa olsun, bundan istifade edemez. Ahirette de Cehennemden kurtulması, Cennete gitmesi mümkün değildir.

2- Bid’at sahibi olmamak: Bid’at sahibi olan kimse, Resulullah efendimizin sünnetinden, yolundan ayrıldığı için, Ondan gelen feyzlerden istifade edemez.

3- Dinin emir ve yasaklarına uymak: Dinin yasaklarına uymayan, emirlerini yerine getirmeyen, özellikle de namaz kılmayan, bu feyzden istifade edemez.

4- Edeb sahibi olmak: Edeb, haddini bilmek demektir. Allahü teâlâya, Resulullaha, Allah dostlarına ve din kardeşlerine karşı edepli olmayan, feyzden istifade edemez.

5- Allah dostlarının yanında bulunmak: Tam istifade için sohbet şarttır. Bu mümkün olmazsa, bunların kitaplarını okumaktır. Okumak, sohbetin yarısıdır. Mesela, yarım saat sohbetinde bulunup feyzinden istifade edebilmek için, o zatın bir saat kitabını okumak gerekir.

Suyun kaynağı ve geçtiği yol, temiz olmalıdır. Bu ikisi varsa, kaynaktan istifade edilir. Böyle kaynaktan beslenen, hakkı bâtıldan, doğruyu eğriden ayırır. En zor iş, hakkı bâtıldan ayırmaktır. Peygamber efendimizin de, biz ümmetine öğretmek için, bu hususta duası var:

(Yâ Rabbi, doğruyu bize doğru olarak göster, ona uymayı nasip et ve yanlışların yanlış olduklarını göster, onlardan sakınmamızı nasip et) buyuruyor. Biz de böyle dua etmeliyiz!

Ya Rasulallah

Ben seni görmeden sevdim,

Çağlar ötesi zamandan "KARDEŞLERİM",

Hitabına "Buyur canımın canı, buyur anam-babam,

Ve her şeyi yoluna feda ettiğim,

Canım efendim" diyerek sana iman ettim,

Ey Sultan-ı Gönlüm,



Sana layık ümmet olamasam da,

Sana KITMİR gibi sadık kalamasam da,

Senin hasretinle bir örümcek kadar yanamasam da,

Ve seni gördüğünde heyecandan yerinden çıkacakmış gibi atan

Bir güvercinin yüreği kadar yüreğim tertemiz olamasa da,

Gel ne olur, rüya da olsa bile gel,

Gel de şu günah çukuruna batmış ümmetini teselli et,

Ya Rasulallah

Kur'an-ı Kerim'i dinlemek ~ Hadis-i Şerif

Resulullah Aleyhisselâtü Vesselâm buyurdular ki:

"Her ziyafet veren kişi, ziyafetine gelinmesini sever.

Allah’ın ziyafet sofrası da Kur’an’dır.

Kur’an’ı ihmal etmeyiniz."

(Beyhaki)