3 Ekim 2008 Cuma

Havaalaninda

Esselamu Aleykum ve Rahmetullah

2 Ekim saat 04:00 gibi Ataturk havaalanina vardik. Internetten check-in yaptigim icin sira beklemeden bagajimi teslim ettim elhamdulillah. Ailemle vedalasma zamani gelmisti. Ayrilmak ne zor oldu ne de kolay cunku tatli bir ayrilik, manali, guzel bir ayrilikti. Veda mektubu yazmistim. Mektubuma guzel kokular surup zarfladim ve ayrilmadan hemen once anneme verdim. Artik ailemle aramda bir bant vardi, ayrilmistim. Pasaport kontrolune girdim ve onumdeki 20 metreyi defalarca arkama donup el sallayarak tamamladim.

Ucus

KLM ile once Hollanda'nin Amsterdam sehrine uctum. Ucak kucuk ve biraz da eski bir ucakti. Amsterdam'da indigimde Atlanta'ya giden kapiyi buldum ve benimle ayni ucaga binecek olan bir suru zenci cocuk gordum. Dogru kapida bekledigimi anladim cunku Atlanta'ta cok zenci varmis. Rabbim hepsinin gonlune hidayet nuru nasib etsin, amin.

Simdiki ucak guzel bir ucakti. Uzun bir yolculuk olacakti. Yerimi bulup oturdum cam kenarina. Beklemeye basladim ve biri yanimdaki koltuga oturdu. Selam vermedi Hi da demedi. Biraz bekledikten sonra `Did I say you hello` dedim. Oylece tanismaya basladik Mike ile. North Carolina'ya gidecekmis. Araba tamiri isi ile ugrasiyormus. Aslen bir Alman.

Ilerleyen dakikalarda icecek ve yemek servisi basladi. Icecek olarak elma suyu istedim ve icinde haram bir madde olabilir mi diye kutusunu okumak istedim. Sagolsunlar cok kibarlar hemen kutuyu verdi. Bilmedigim bir maddeden %1 oraninda vardi lakin koruyucu gibi bir seydi sanirim. Ardindan yemek servisi basladi. Kirmizi et ve tavuk servisi idi. `Do you have muslim meal?` dedim. Siparis ettiniz mi? dedi. Sanirim bileti alirken belirtmemisiz. Onemli degil ben yemesem de olur dedim. Icine sinmemis olacak ki vejeteryan yemegi getirdi. Allah hidayet versin. Bu arada Atlantic okyanusunu geciyorduk. Aradan saatler gecmesine ragmen bir vakit namaz bile kilmadim halbuki yatsinin vakti bile girmisti Turkiye'de. Atlanta'ya vardigimda henuz ogle namazinin vakti girmisti. Havaalaninda cok fazla guvenlik kontrolu oldu. Hepsinden problemsiz gectik. Sakal vs. hic sorun olmadi, zaten nasil sorun olabilir ki??? Chapel nerede dedim gorevlilere. Chapel burada butun dinlerin ibadet yapabildigi kucuk bir odaydi. Yerini buldum ama abdest almam gerekiyordu. Bir tane Amerikan askeri gordum. Dedim abdest alicam ibadet etmek icin, nereden alabilirim? Restroom denen lavabolarin yerini gosterdi. Abdestimi aldim ve namazimi eda ettim elhamdulillah.

Bavullarim en son kontroldeydi. Bavullarima ulasmak icin atladim metroya 6 durak sonraki T kapisina gittim. Orasi hem baggage claim hem de karsilama yeriydi. Beni bekleyenleri arama firsatim olmamisti ama baktim ki bagajlarin orada Turk'e benzeyen bir kardesim bekliyor. O bana bakmiyormus gibi yapiyor ben de ona bakmiyormus gibi yapiyorum. Komik bir gulumseme belirdi yuzunde sanirim bekledigi kisi oldugumu anladi. Bilal bey?? dedi. Evet dedim valizleri alip gittik.

2 yorum:

  1. Kardesim hakkini helal et, sanirim ucak icin sana internetten 48 saat once musluman yemegi isteyebilecegini soylemedim.. Neyse en azindan ac kalmamissin.. (:

    YanıtlaSil
  2. :):) Bir de farkli baharatlar deneme firsatim oldu elhamdulillah kardesim.

    YanıtlaSil