Ya rab, hep bozsam tevbemi,
Ümit kesmem asla senden.
Günah doldursam heybemi,
Ümit kesmem asla senden.
Seviyorum rabbim seni,
Günahım çok affet beni,
Sil hepsini eski yeni,
Ümit kesmem asla senden.
İmansızlar keser umut,
Görmüyoruz derler somut,
Belli olur bir gün komut,
Ümit kesmem asla senden.
Evim barkım yıkılsa da,
Malım mülküm yakılsa da,
Peşime el takılsa da,
Ümit kesmem asla senden.
Ellerimi bağlasalar,
Gözlerimi dağlasalar,
Urganımı yağlasalar,
Ümit kesmem asla senden.
Bataklarda batıp kalsam,
Namazları eksik kılsam,
Günah deryasına dalsam,
Ümit kesmem asla senden.
Ayaklarım kayar mı ki?
Azgın nefsim doyar mı ki?
Din emrine uyar mı ki?
Ümit kesmem asla senden.
Nimetlerin gelmez dile,
Başka kitap almam ele,
Küfre girmem bile bile,
Ümit kesmem asla senden.
Gaflet ile geçse yaşım,
Belalara girse başım,
Zehir ile pişse aşım,
Ümit kesmem asla senden.
Boşa geçse, gençlik çağı,
İlacıma konsa ağı,
Aş deseler karlı dağı,
Ümit kesmem asla senden.
Halimden hiç sorulmasa,
Yaralarım sarılmasa,
Akan sular durulmasa,
Ümit kesmem asla senden.
Gelir bunca nimet nerden?
Medet ummam başka yerden,
Yunus geçer bir gün serden,
Ümit kesmem asla senden.
22 Kasım 2008 Cumartesi
21 Kasım 2008 Cuma
Goresin
Eğriliği bırakıp,
Doğru yola gelesin,
Kibri kini çıkarıp,
Erden nasip alasın.
Ne verirsen elinle,
Onlar gider seninle,
İnkâr etsen dilinle,
Varınca anlayasın.
Kim kalbde pas yatırır,
Bil ki onu yitirir,
İçerde şah oturur,
Girdiğin an göresin.
Yunus niçin durmadan,
Bahsedersin hep aşktan?
Haber gelince dosttan,
Ona nasıl varasın?
Doğru yola gelesin,
Kibri kini çıkarıp,
Erden nasip alasın.
Ne verirsen elinle,
Onlar gider seninle,
İnkâr etsen dilinle,
Varınca anlayasın.
Kim kalbde pas yatırır,
Bil ki onu yitirir,
İçerde şah oturur,
Girdiğin an göresin.
Yunus niçin durmadan,
Bahsedersin hep aşktan?
Haber gelince dosttan,
Ona nasıl varasın?
Cuma gunu ile ilgili nasihatler
Rahman ve Rahim olan Allah ‘ ın adıyla ;
Hüccetü ‘ l – İslam İmam-ı Gazali ‘ den Sultan Melikşah ‘ a :
Ey doğunun ve batının sultanı !! Şunu bil ki : Allah (c.c.) sizlere zahiri ve batini birçok nimetler vermiştir. Size gereken , Allah ‘ a şükretmek ve bunu yaymaktır. Kim Allah ‘ ın nimetlerine şükretmezse elinden alınır.
İman ağacının kökleri kalpte sabitleşmez , dalları da İTAAT ile kuvvetlendirilip sağlam hale getirilmezse ölüm rüzgarları estiğinde , yıkılma tehlikesinden korkulur. Zayıf bir iman son nefeste kökünden kopar. Bu durumda , Allah muhafaza etsin , kul imansız kalır ve elinde hiçbir iyilik olmaksızın Rabbinin huzuruna çıkar.
Ey sultan ! Bu ağacın kökü kalp ile İMAN , dalları ise azalarla AMEL etmektir. Bu ağacın gelişip büyümesi , haftanın bir gününü Sırf Allah ‘ a ibadet için ayırman ve ahiret ameli ile meşgul olman ile mümkündür. Ayıracağın bu gün CUMA GÜNÜDÜR.
Çünkü CUMA GÜNÜ müminlerin bayramıdır . O günde öyle bir saat vardır ki , iyi bir niyet ve temiz bir kalp ile dua yapıldığında Allah (c.c.) kulun istediğini verir , duasını boşa çıkarmaz…
Cuma gecesinden ORUCA NİYET ET !!!. Buna perşembeyi veya cumartesiyi katarsan daha güzel olur.( Yalnız Cuma günü oruç tutmak tenzihen mekruhtur) Cuma günü sabah erken kalk , guslünü al ! SABAH NAMAZINI CEMAATLE KIL !!!
Güneş doğuncaya kadar Allah ‘ı yüzünü kıbleden çevirmeden zikret ! Bundan sonra tahtında iken veya yalnız kaldığında ÇOKÇA SALAVAT GETİR!!!
Cuma günü mümkün olduğu kadar SADAKA VER !!!
Haftanın Cuma gününü Yüce Allah ‘ a tahsis et ki bu amelin , diğer günlerdeki günahlarını temizlesin……
( İMAM- I GAZALİ )
Hüccetü ‘ l – İslam İmam-ı Gazali ‘ den Sultan Melikşah ‘ a :
Ey doğunun ve batının sultanı !! Şunu bil ki : Allah (c.c.) sizlere zahiri ve batini birçok nimetler vermiştir. Size gereken , Allah ‘ a şükretmek ve bunu yaymaktır. Kim Allah ‘ ın nimetlerine şükretmezse elinden alınır.
İman ağacının kökleri kalpte sabitleşmez , dalları da İTAAT ile kuvvetlendirilip sağlam hale getirilmezse ölüm rüzgarları estiğinde , yıkılma tehlikesinden korkulur. Zayıf bir iman son nefeste kökünden kopar. Bu durumda , Allah muhafaza etsin , kul imansız kalır ve elinde hiçbir iyilik olmaksızın Rabbinin huzuruna çıkar.
Ey sultan ! Bu ağacın kökü kalp ile İMAN , dalları ise azalarla AMEL etmektir. Bu ağacın gelişip büyümesi , haftanın bir gününü Sırf Allah ‘ a ibadet için ayırman ve ahiret ameli ile meşgul olman ile mümkündür. Ayıracağın bu gün CUMA GÜNÜDÜR.
Çünkü CUMA GÜNÜ müminlerin bayramıdır . O günde öyle bir saat vardır ki , iyi bir niyet ve temiz bir kalp ile dua yapıldığında Allah (c.c.) kulun istediğini verir , duasını boşa çıkarmaz…
Cuma gecesinden ORUCA NİYET ET !!!. Buna perşembeyi veya cumartesiyi katarsan daha güzel olur.( Yalnız Cuma günü oruç tutmak tenzihen mekruhtur) Cuma günü sabah erken kalk , guslünü al ! SABAH NAMAZINI CEMAATLE KIL !!!
Güneş doğuncaya kadar Allah ‘ı yüzünü kıbleden çevirmeden zikret ! Bundan sonra tahtında iken veya yalnız kaldığında ÇOKÇA SALAVAT GETİR!!!
Cuma günü mümkün olduğu kadar SADAKA VER !!!
Haftanın Cuma gününü Yüce Allah ‘ a tahsis et ki bu amelin , diğer günlerdeki günahlarını temizlesin……
( İMAM- I GAZALİ )
20 Kasım 2008 Perşembe
Müslüman müslümanın kardeşidir
Allah için, Resülü için Kitabı için, müslümanların imamları ve hepsi için! Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona yardımını kesmez, ona yalan söylemez, ona zulmetmez. Herbiriniz, kardeşinin aynasıdır, onda bir rahatsızlık görürse bunu ondan çekip alsın, yok etsin.
Tirmizi, Birr 17,18
Sadaka Rasulallah s.a.v.
Tirmizi, Birr 17,18
Sadaka Rasulallah s.a.v.
19 Kasım 2008 Çarşamba
Insan hakikati
İnsanın hayvan ve diğer yaratılmışlardan daha şerefli ve kamil olduğu açıktır . Çünkü diğer hayvanlarda mevcut olan haller insanda da mevcuttur .
FAKAT İNSANDAKİ KEMAL VE OLGUNLUK HAYVANLARDA YOKTUR !!!
Örneğin : At , eşekten üstündür . Çünkü eşek yük çekmek için yaratılmıştır . At ise harp meydanlarında ona binip her tarafa koşup dolaşmak için yaratılmıştır . Bununla beraber ona da eşek gibi yük taşıma gücü verilmiştir.Üstelik ona süratli yürüme ve koşmada verilmiştir ki bu eşekte yoktur. Eğer at kendi kemalinden aciz olursa , onun sırtına semeri vururlar ve eşek seviyesine indirirler . Bu onun için noksanlık ve perişanlık olur..
BUNUN GİBİ KİMİ İNSANLAR , İNSANIN ; YEMEK , UYUMAK VE CİNSİ MÜNASEBETTE BULUNMAK İÇİN YARATILDIĞINI SANIRLAR VE BUNUN İÇİNDE BÜTÜN ÖMÜRLERİNİ BU İŞLERLE GEÇİRİRLER…BU ÖZELLİKLERİN HEPSİ HAYVANLARDA DA VARDIR..
O halde insan onlardan nasıl daha üstün olabilir ? Hayvanlara ve yırtıcılara her ne verilmişse insana da verilmiştir.
İnsanlara fazla olarak bir de kemal verilmiştir ki o :
AKILDIR !!! ALLAHU TEALAYI ONUNLA TANIR , BÜTÜN ACAYİP İŞLERİNİ ONUNLA ANLAR , ONUNLA KENDİNİ GAZAB VE ŞEHVETİN ELİNDEN KURTARIR . AKIL SEBEBİ İLE , YERYÜZÜNDEKİ MEVCUT OLAN HERŞEY , ONUN EMRİNE GİRER !!!
'' O göklerde ve yerde olanların hepsini sizin emrinize vermiştir '' (Casiye-13)
O HALDE İNSANIN HAKİKATİ AKILDIR !!!
(İmam-ı Gazali - Kimya-yı Saadet )
FAKAT İNSANDAKİ KEMAL VE OLGUNLUK HAYVANLARDA YOKTUR !!!
Örneğin : At , eşekten üstündür . Çünkü eşek yük çekmek için yaratılmıştır . At ise harp meydanlarında ona binip her tarafa koşup dolaşmak için yaratılmıştır . Bununla beraber ona da eşek gibi yük taşıma gücü verilmiştir.Üstelik ona süratli yürüme ve koşmada verilmiştir ki bu eşekte yoktur. Eğer at kendi kemalinden aciz olursa , onun sırtına semeri vururlar ve eşek seviyesine indirirler . Bu onun için noksanlık ve perişanlık olur..
BUNUN GİBİ KİMİ İNSANLAR , İNSANIN ; YEMEK , UYUMAK VE CİNSİ MÜNASEBETTE BULUNMAK İÇİN YARATILDIĞINI SANIRLAR VE BUNUN İÇİNDE BÜTÜN ÖMÜRLERİNİ BU İŞLERLE GEÇİRİRLER…BU ÖZELLİKLERİN HEPSİ HAYVANLARDA DA VARDIR..
O halde insan onlardan nasıl daha üstün olabilir ? Hayvanlara ve yırtıcılara her ne verilmişse insana da verilmiştir.
İnsanlara fazla olarak bir de kemal verilmiştir ki o :
AKILDIR !!! ALLAHU TEALAYI ONUNLA TANIR , BÜTÜN ACAYİP İŞLERİNİ ONUNLA ANLAR , ONUNLA KENDİNİ GAZAB VE ŞEHVETİN ELİNDEN KURTARIR . AKIL SEBEBİ İLE , YERYÜZÜNDEKİ MEVCUT OLAN HERŞEY , ONUN EMRİNE GİRER !!!
'' O göklerde ve yerde olanların hepsini sizin emrinize vermiştir '' (Casiye-13)
O HALDE İNSANIN HAKİKATİ AKILDIR !!!
(İmam-ı Gazali - Kimya-yı Saadet )
Ruh Insani
"Madde ve manayı birbiri içinde bütünleştirip bünyesinde barındıran her zaman kalp ve ruhun derece-i hayatını takip ederek,cehennem yolunun sürî güzelliklerine takılmayıp,cennet yolunun zorluklarina katlanan ve Rabbaniliğini korumaya çalışan bir hakikat eridir.."
Hayâ nedir?
Utanma, âr, nâmus . Çirkin şeylerden sıkılma veya edebe uymayan bir şeyin meydana gelmesinden dolayı kalbde meydana gelen rahatsızlık.
Âfetlerin evveli, cehâlet, bilgisizlik, sonra nefsin arzû ve isteklerine meyletmek, sonra hayâyı terk etmektir. (Sehl-i Tüsterî)
Hayâ îmândandır. Îmânı olan Cennet'tedir. Fuhuş kötülüktür. Kötüler Cehennem'dedir. (Hadîs-i şerîf-Et-Tergîb vet-Terhîb, Buhârî)
Hayânın en kıymetlisi, Allahü teâlâdan utanmaktır. Ondan sonra Resûlullah'tan (sallallahü aleyhi ve sellem) hayâdır. Daha sonra insanlardan hayâ etmek gelir. (Muhammed Hâdimî)
İmam Maverdî, Allah'tan utanmayı şöyle tanımlar: "O'nun emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından sakınmaktır."
Allahü teâlâdan hayâ ediniz! Hakîkî mânâda Allahü teâlâdan hayâ etmek, kötü düşüncelerden uzak durmak, helâl lokma yemek ve ölümü hatırlamaktır. Âhireti isteyenler dünyânın zînetinden süsünden uzaklaşır. İşte bunları yapmak, Allahü teâlâdan hakkıyla korkmak demektir. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî, Taberânî)
Cennet'e gitmek isteyen uzun emel sâhibi olmasın. Dünyâ işleri ile uğraşması ölümü unutturmasın. Harâm işlemekte Allah'tan hayâ etsin. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Hayâsız insan, halk içinde çıplak oturan kimse gibidir. (Hazret-i Ebû Bekr (ra) )
Hayasız insan; toplum huzurunu ,insan haklarını ve değerlerini hiçe sayar böylece hem maddi hem de manevi çöküntülere sebep olur. Bu istenilmeyen hallerden ALLAH a sığınmak gerekir. İmanımızı korumak ve HAKKA olan samimiyetimiz arttırmaya çalışarak yani Yüce ALLAH ın huzuruna çıkıcağımızı(imanlı isek) ve bizlerin her anı bildiğini, gördüğünü unutmayarak dürüstlük ile hayasızlıktan korunuruz. Kur'ân'da "Allah'ın gördüğünü bilmiyor mu?" (el-Alak, 96/16) buyurulmuş.
Hayâ ile îmân, berâberdirler. Biri gidince, diğeri onu tâkib eder. (Hadîs-i şerîf-Nisâb-ül-Ahbâr)
Haya herkese nasib olmayacak kadar değerlidir.
Âfetlerin evveli, cehâlet, bilgisizlik, sonra nefsin arzû ve isteklerine meyletmek, sonra hayâyı terk etmektir. (Sehl-i Tüsterî)
Hayâ îmândandır. Îmânı olan Cennet'tedir. Fuhuş kötülüktür. Kötüler Cehennem'dedir. (Hadîs-i şerîf-Et-Tergîb vet-Terhîb, Buhârî)
Hayânın en kıymetlisi, Allahü teâlâdan utanmaktır. Ondan sonra Resûlullah'tan (sallallahü aleyhi ve sellem) hayâdır. Daha sonra insanlardan hayâ etmek gelir. (Muhammed Hâdimî)
İmam Maverdî, Allah'tan utanmayı şöyle tanımlar: "O'nun emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından sakınmaktır."
Allahü teâlâdan hayâ ediniz! Hakîkî mânâda Allahü teâlâdan hayâ etmek, kötü düşüncelerden uzak durmak, helâl lokma yemek ve ölümü hatırlamaktır. Âhireti isteyenler dünyânın zînetinden süsünden uzaklaşır. İşte bunları yapmak, Allahü teâlâdan hakkıyla korkmak demektir. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî, Taberânî)
Cennet'e gitmek isteyen uzun emel sâhibi olmasın. Dünyâ işleri ile uğraşması ölümü unutturmasın. Harâm işlemekte Allah'tan hayâ etsin. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Hayâsız insan, halk içinde çıplak oturan kimse gibidir. (Hazret-i Ebû Bekr (ra) )
Hayasız insan; toplum huzurunu ,insan haklarını ve değerlerini hiçe sayar böylece hem maddi hem de manevi çöküntülere sebep olur. Bu istenilmeyen hallerden ALLAH a sığınmak gerekir. İmanımızı korumak ve HAKKA olan samimiyetimiz arttırmaya çalışarak yani Yüce ALLAH ın huzuruna çıkıcağımızı(imanlı isek) ve bizlerin her anı bildiğini, gördüğünü unutmayarak dürüstlük ile hayasızlıktan korunuruz. Kur'ân'da "Allah'ın gördüğünü bilmiyor mu?" (el-Alak, 96/16) buyurulmuş.
Hayâ ile îmân, berâberdirler. Biri gidince, diğeri onu tâkib eder. (Hadîs-i şerîf-Nisâb-ül-Ahbâr)
Haya herkese nasib olmayacak kadar değerlidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
